MUTLU TUNCER
Kendimize soralım bu soruları ve cevaplayalım, doğruyu bulalım!
Ön seçim yapılmasına karşı olamayız elbette… Demokrasinin işletilmesi için yapılacak en küçük bir girişim bu zamanda elbette kıymetlidir! Siyasete ve demokrasiye katkıda bulunur. Ancak; aynı hassasiyeti yerel seçimlerde göstermeyen ve bir dolu rezalete geçit veren CHP’nin daha seçim tarihi ortada yok iken… Ve Türkiye’nin gündemi pahalılık, insanların geçinememesi ve Türkiye’nin yarısından fazla insanının açlık sınırında yaşaması iken… İnsanlar pazaryeri artıklarını toplar hale gelmesine aldırmadan, neden bir ön seçim yaptı da; ne zaman olacağı belirsiz bir seçime adayını belirledi? İmamoğlu’nun buna bir açıklaması olabilir… Hakkındaki soruşturmaları bertaraf etmek için bir çare olarak görmüş olabilir ki; yakın çalışma arkadaşları bunu teyid ediyor! Peki, Genel Merkez niye böyle bir işe onay verip destekledi? Bu sorunun cevabını bulmak işi yarı yarıya çözmüş olmak demektir.
İkinci soru şu olmalıdır:
CHP’yi çeşitli ithamlarla şikayet edenler kimlerdir? Soruşturmalar, durup dururken mi açılmıştır? Hayır! CHP’lilerin şikayetleri üzerine açılmış soruşturmalar vardır. Yani, CHP’yi şikayet edenler CHP’lilerdir! Yani, partide bir çekişme ve rahatsızlık olduğu apaçık ortada…
Öyleyse, hemen üçüncü soruyu sormak gerekiyor:
Bunca şikayet varken, Cumhuriyet Savcıları sussun mu, soruşturma açmasın mı? Gelen ihbarları değerlendirmesin mi?
Sorular, soruları doğuruyor… Evet, hukuksuz çok uygulama var! Mesela 30 küsur yıl önce alınmış bir diplomanın iptalini bana sorarsanız, “aklımın bu işe yatmadığını” söylerim. Bizzat benim de yaşadığım hukuksuzluklar var adliyelerde… Bir adaletsizlik sorunu var ama; savcıların harekete geçtiği şikayetleri neden siyasi olarak görüyorsunuz? Veya görüyoruz?
Özgür Özel’in aldığı seçimli olağanüstü kurultay kararını sorarsanız; “Bu, partide fırsattan istifade dizginleri tamamen ele geçirmek için yapılıyor olabilir!” derim. Özgür Özel kurultay kararı için, “Kayyım atanmasının önüne geçtim” diyor. Hukuk senin kurultayınla ilgilenmiyor… Geçmişte yapılan kurultaydaki şaibelerle ilgileniyor! Yani “Kayyımı Engelledim” demesi, mesnetsiz ve gerçeği maskeliyor!
Gelin, Cumhurbaşkanı’nın gençlerin yollara dökülmesini “sokak Terörü” olarak nitelendirmesi söylemine… Ben katılmıyorum… Kabul edeceğim bir konu şudur, evet bir takım art niyetli gruplar katılmıştır onların arasına… Polisimize saldırıda bulunmuşlardır. Ama zaten bunların çoğu yakalanmış ve terör örgütü üyesi oldukları anlaşılmıştır. Tüm eylem yapan gençleri terörist olarak yaftalamak hakkaniyetli değil! Gençlerin meydanlara çıkışı bana sorarsanız, kendilerini sahipsiz hissetmelerine verdikleri reflekstir. Yüzlerine cerrahi maskeleri takmalarına neden ise, sıkılan biber gazları ve gözaltı korkusu olabilir mi acaba? Eğitimdeki kargaşanın, gelecek kaygısının, bu çocukların sokaklara dökülmesine neden olmuş olabilir mi? Rektörlerin atanmasındaki yeni belirlemelere tepkili olabilirler mi acaba?
Biraz şefkat, biraz ilgi, acaba onları olumlu YÖNDE ETKİLEMEZ MİYDİ? Son dört yılda 1 milyon gencin üniversitelerdeki öğrenimlerini bıraktığı gerçeği ortada… Nedeni ne dersiniz? Ana sorun, ekonomik!
Bu soruyu da kendinize sorun… Ve şöyle bir soruyu da beraberinde yine kendinize sorun!
Acaba CHP’nin iç dinamiğinde olan bir çekişme nedeniyle başına gelenler için, gençleri sokağa davet etmesi mi gerekiyordu? Bu kadar duyarlı idiyse CHP neden gençlerin geleceği için bir miting yapmadı? Neden Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanması ile ilgili bir miting yapmadı?
Bakınız bir iddia var!
Ekrem İmamoğlu’nun Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşme talebinde bulunduğu söyleniyor ve iddia o ki; kurultay öncesi bir kez daha görüşecekler!
Bu doğru ise, Acaba Ekrem İmamoğlu harcandı da bunu yeni yeni mi anlıyor? Bu iddianın doğru olup olmadığını anlayacağız. Kurultay günü geldiğinde. Bakalım Kılıçdaroğlu genel başkanlığa aday olacak mı?
Bir soru daha:
Özgür Özel, normalleşme adını verdiği, Tayyip Erdoğan ile AK Parti Genel Merkezi’nde ve ardından CHP Genel Merkezi’nde yaptığı görüşmeleri ve o görüşmelerin doğurduğu ılımlı havayı neden terk etti? Neden bir ön seçim ile Cumhurbaşkanlığı yarışını başlatıyor gibi yaptı? Seçim ne zaman? Yok… Erdoğan’ın aday olabileceği belli mi? Değil…
Oysa Özgür Özel, yerel seçim sonrası “Erken seçim istemiyoruz” dememiş miydi?
Şimdi ön seçim yapıp, Ekrem Bey’i aday olarak ortaya atmış olması ne kadar doğru ve olayların gelişmesinde ne kadar etkili? Bu soruyu da soralım kendimize.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, bu kadar öngörüsüz olabilir mi?
Yoksa bunların ardında gizlediği bir parti içi gizli hesaplaşma mı var?
Bunların hepsini göreceğiz.
Son bir soru…
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı yarışında, en büyük rakibinden… Kurtulmuş olan kim? Erdoğan mı, Özel mi?
İpucu istiyorsanız, yukarıda değim en doğru ipucudur. Yani Erdoğan henüz aday değil. Anayasal engeli var!
Erdoğan Anayasal olarak şu anda aday olamıyor!
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ TERÖRİST DEĞİLDİR!
Özgür Özel, İngiliz İşçi Partisi’ne sitemkar konuşmalar yapıyor. “Bizi yalnız bıraktınız” diyor… Ne bekliyordun ki? Akın akın buraya gelip meydanlara çıkmalarını mı bekliyorsun?
Sen de sokağa çağırdığın gençleri yalnız bıraktın… Aralarına terör örgütleri girdiği için meydana gelen olaylarda tutuklananlar oldu. Ceplerinde paraları var mı? Karınları doyuyor mu? Avukat için yardım ediliyor mu? Bu sorular şimdi toplumun kafasını kurcalıyor.
Evet… Gösteri ve eleştiri haktır. Sonuna kadar katılıyorum. Ama sadece sizin başınıza iş geldiği zaman mı haktır gösteri?
Zafer Partisi Genel Başkanı tutuklandığı zaman neden sesinizin cılız çıktığını doğrusu merak ediyorum. O zaman meydanlara çıkıp protesto etmek hak değil miydi? Anayasada bu hak yok muydu? Çıkıp bağırsanıza tutuklanan öğrenciler için. Bu çocukların terörle ilişkilendirilemeyeceğini dile getiren eleştiri eylemleri yapsanıza…
Hayır yapmıyorsunuz… Çünkü onlarla işiniz bitti öyle mi? Halk Partisi olarak burjuva hanımlarını, şaibeli isimleri aday yapmaya kalktığınızı ve bir çoğunu aday yaptığınızı biliyoruz… Özellikle İzmir ilçelerine bakın! Halkın partisinde olmaması gereken rezaletleri yerel seçim öncesi yaşamadık mı?
Çocuklarımız, gençlerimiz bizim geleceğimiz. İktidar onlara biraz daha şefkatli, biraz daha anlayışlı davranmak zorunda. Onları dövüp, üzerlerine su sıkmak değil, kazanmaktır önemli olan. Zaten onların derdinin , CHP’nin iç savaşı olmadığını düşünüyorum. Biraz gelecek kaygısı, biraz ekonomik. Bakın dört yılda yüzbinlerce genç üniversite okumayı bırakmış. Bunun sebeplerini araştırmak ve onlara yardımcı olmak iktidarın yapacağı en doğru iş olur!
