Adalet mekanizmasının terazisinin çok mükemmel çalıştığı iddiasında filan değilim… Bazı savcı ve hakimlerin çok mükemmel işler yaptığını söyleyemem. Çünkü özellikle FETÖ bağlantılı bazı arkadaşların adliyelerde nasıl korunduğuna, nasıl haksızlıklar, nasıl hukuksuzluklar yapıldığına bizzat, yaşayarak şahit olanlardanım.
Ama; CHP’ye mutlak butlan kararı verilmesinin iddia edildiği gibi, bir siyasi operasyon olduğuna inanmıyorum. Aklı başında kimse de inanmaz!
AK Partili seçmene kızıyoruz… “Körü körüne gerçekleri kabul etmiyorlar, görmüyorlar” diyoruz… Peki CHPliler? Aynı bağnaz düşüncelerle davranmıyorlar mı?
Birincisi, şu gerçeği görmek lazım değil mi?
Mutlak butlan kararı verilmesinin, yani işin yargıya taşınmasının önünü açan AK Parti mi? Hayır… Kim başlattı hukuk savaşını? CHPliler! Onlarca şikayet, onlarca itirafçı, onlarca tutuklu var! Ne yapsaydı yargı?
“Hayır… Biz bu davaya bakamayız, sonra siyasi operasyon derler” deyip gerekçeli kararını da böyle mi yazsaydı? Yani hukuk, CHPlilerin istediği kararı verirse, “Adil” yok, kafalarındaki kararı çıkarmazsa “Siyasi operasyon” olacak öyle mi?
Bir kere, ne olursa olsun, yargı kararlarına uyulmak zorunluluğu var mı? Var!
Peki, Özgür Özel ve ekibinin, kendilerini partinin içine kilitleyip, masa sandalye kapılara barikatlar kurup, Kılıçdaroğlu’nun duvarda asılı fotoğrafını yırtıp, yere atıp üzerinde tepinmeleri midir direnme?
Evet, yargı kararlarını kabul etmeyebilirsin. Beğenmeyebilirsin. Ama yargı kararlarına direnmenin yolu kapılara barikatlar kurmak, vatandaşları sokağa çağırmak, polisle onları karşı karşıya getirmek değildir. Bunun adı, “Anarşi”dir… Yargıyla yine yargı yoluyla mücadele etmek doğrusu değil mi? Çürütün iddiaları… Karşı delillerinizi koyun ortaya… Halka da anlatın bunları… Hangi kanunları görmezlikten gelmiş savcılar, dökün ortaya… Bağırmadan, çağırmadan, tomaların üzerine çıkıp tepinmeden… Yağmur altında sırılsıklam olup, Bo Derek gibi pozlar verip, direniyor görüntüsü vermeden… Basın mensuplarına saldırmadan… Size tebliğ edilen mahkeme evraklarını şov yaparak yırtmadan, partinin mahkeme kararı ile geri gelen Genel Başkanı’na sayıp sövmeden… Partiyi bir savaş alanına dönüştürmeden…
Bunu yapmanız gerekiyor! Sanki bilmiyor musunuz, partiyi boşaltmadığınız taktirde, polisin içeriye gireceğini? Kapılara yığıp kırıp döktüğünüz masaların polise engel olamayacağını… Kapıların illaki açılacağını… Elbette biliyorsunuz…
Hep Özgür Özel’i eleştirdim… Çünkü Türkiye’nin kuvvetli bir muhalefete elbette ihtiyacı var! Ama bu her gün, sokaklara insan toplamakla olmaz. Her gün bağırıp çağırmakla olmaz. Meydanlarda bağırıp çağırmak evet, bir an insanları gaza getirebilir ama, kalıcı bir etki yaratmaz. Bir parti lideri, bütün gününü sokaklarda, meydanlarda bağırmakla geçirirse, nasıl politika üretebilir? Türkiye’nin sorunlarına nasıl hakim olur, nasıl çareler üretir?
Koltuğuna oturduğu günden itibaren kurultay yapan, halkı sokağa çağıran bir lider olmaz. Şu gariban halktan ne istiyorsunuz?
Yaptığınız kurultaya bakın… Kimi berberini, kimi annesini, kimi kayınbiraderini, kimi oğlunu kızını delege yapmış…
İnsanlar delegeliği menfaat ağı gibi kurmuş. Otellerde pavyonlarda dolarlar alınıp verildiği iddiaları ayyuka çıkmış. Bu iddiaları yapanlar CHPLi… Ve; yalanlanamıyor!
İşte bu gün Özgür Özel’in önce Urla’ya, olmayınca da, Güzelbahçe’ye belediye başkanı yaptığı Mustafa Günay’a operasyon yapıldı… Mustafa Günay’ı Temiz İzmir Derneği’nin onlarca defa uyaran yazılar yazdığını biliyorum. Ben de kaç kez bu başkanlığın böyle gitmeyeceğini yazdım. Dolaylı olarak tehditler geldi…
Şimdi bu da mı siyasi operasyon diye sorasım var…
Bu gün CHP grup başkanı seçilen Özgür Özel İzmir’de… Geniş güvenlik önlemleri alındı… Dilerim bir taşkınlık yaşanmaz. Bakalım Özgür Özel, inatla belediye başkanı yaptığı Mustafa Günay olayına değinecek mi? Değinirse ne diyecek? Siyasi operasyon mu yaptılar yine?
Geçtiğimiz gün bence usulsüz bir şekilde Grup Başkanı seçilen Özgür Özel’in istikameti yanlış. Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzattığı zeytin dalını defalarca elinin tersiyle itti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i azletmesi sürpriz olmayacak.
Bu arada şunu da söyleyeyim…
Özgür Özel ve ekibinin “Değişim” mayası tutmuş gibi görünüyor… Ama sadece CHP’nin oy oranı değişti… Gerçekçi anketler partinin eridiğini gösteriyor… Özellikle de İzmir’de…
Peki İzmirli ne diyor bu gelişmelere?
Doğrusu, İzmir’de, partinin kurultayında yapıldığın iddia edilen hile ve usulsüzlükler İzmir’i çok rahatsız etmiş durumda… Ancak ardı arkasına patlayan skandallar partide işlerin iyi gitmediğini gösterdiği yolunda görüş bildirenlerin sayısı artıyor. Özellikle de parti içinin savaş alanına çevirilmesine İzmirli kızgın. Seçilen belediye başkanlarından üç-dört tanesi hariç halk memnun değil.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir an önce ne yapacağını çıkıp açıklamasını istiyorlar. Yani aklı başında bir açıklama gerekiyor. İzmirlilerin zannediyorum çoğu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiye kayyım atanmaması için görevi kabul ettiğini biliyor. Ama suskunluğunun bitmesini ve artık yol haritasını çizmesi gerektiğini söylüyorlar!
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku