Nisan 17, 2026
DÜNYAGÜNDEM

İsrail-İran Geriliminde Felaket Senaryoları: Bundan Sonra Neler Yaşanabilir?

İngiltere merkezli medya kuruluşlarına göre, İsrail ve İran arasındaki çatışma ivme kazanmayı sürdürürse, bölge ve dünya açısından beş ciddi ve olumsuz senaryo gündeme gelebilir.

İsrail’in başlattığı geniş çaplı hava harekâtına İran’ın yanıt vermesiyle başlayan ve günlerdir süren çatışma sürecinde, nasıl ve ne zaman sona ereceği hâlâ muğlaklığını koruyor. Bu belirsizlik içinde dünya medyası, yaşanması muhtemel “en kötü senaryoları” detaylandırmaya başladı.
BBC’nin analizine göre, uluslararası camiadan gelen sükûnet çağrıları karşılık bulmazsa ve şiddet devam ederse, dünya beş temel riskle yüzleşebilir.

“ABD, SAVAŞA SÜRÜKLENEBİLİR”

Her ne kadar Washington yönetimi doğrudan İsrail’in operasyonlarına dahil olmadığını dile getirse de, Tahran yönetimi “İsrail’e verilen desteğin” zımni de olsa ABD kaynaklı olduğuna inanıyor.
BBC’ye göre, İran’ın bölgedeki Amerikan varlıklarını hedef alma ihtimali göz ardı edilmiyor. Bu potansiyel hedefler arasında Irak’taki özel birlik üsleri, Körfez’deki Amerikan askeri tesisleri ve diplomatik temsilcilikler bulunuyor. Haberde, Hizbullah ve Hamas gibi İran destekli yapıların zayıflamış olabileceği ifade edilirken, Irak’taki milis grupların halen aktif ve silahlı olduğu vurgulanıyor.
ABD, bu tehditler nedeniyle bazı askeri personelini bölgeden geri çekmiş durumda. Ancak İran’ın olası saldırılarında Amerikan vatandaşlarının hayatını kaybetmesi hâlinde, dönemin ABD Başkanı Donald Trump “karşılık vermek zorunda” kalabilir. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da sıklıkla “ABD’yi İran’a karşı askeri sürece çekmeye çalışmakla” itham ediliyor.
Askerî uzmanlara göre, İran’ın Fordo gibi yeraltında konumlanan nükleer tesislerine erişim sağlayabilecek kabiliyetteki tek güç, ABD’nin derin sığınakları delici mühimmatlara sahip bombardıman uçakları.
Trump her ne kadar seçimden önce “Ortadoğu’da yeni savaşlara girmeyeceğini” söylemiş olsa da, Cumhuriyetçi kanadın önemli bir bölümü hem İsrail’i destekliyor hem de “Tahran’da rejim değişimi zamanının geldiğine” inanıyor.
ABD’nin doğrudan çatışmanın tarafı hâline gelmesi durumunda ise, bu gerginlik süreci daha da büyüyebilir ve kalıcı bir savaşa dönüşebilir.

“KÖRFEZ ÜLKELERİ DE SÜRÜKLENEBİLİR”

İkinci kritik olasılık ise Körfez devletlerinin çatışmalara dâhil edilmesi. BBC’ye göre, İran’ın İsrail’deki hedeflerde başarısız olması durumunda, “düşmanlarına yardım ettiği” iddiasıyla suçladığı Körfez ülkelerindeki daha zayıf hedefleri vurma yoluna gidebilir.
Enerji altyapılarının yoğun olduğu bu bölgede, İran’ın geçmişte de saldırılarla anıldığı hatırlatılıyor. 2019’da Suudi Arabistan’daki petrol altyapılarına yönelik saldırılardan İran sorumlu tutulmuştu. 2022’de ise İran destekli Husiler, BAE’ye ait hedefleri vurmuştu.
Her ne kadar son dönemde İran ile bazı Körfez ülkeleri arasında diplomatik yakınlaşmalar yaşansa da, bu ülkeler aynı zamanda ABD’nin askeri üslerine ev sahipliği yapıyor. Üstelik bazıları, geçtiğimiz yıl İran füzelerine karşı İsrail’i savunma konusunda destek sunmuştu.
Bu ülkeler yeniden saldırıya uğrarsa, savunma için ABD ve İsrail’den doğrudan destek talebinde bulunmaları olası ve bu destek hava saldırıları biçiminde olabilir.

İRAN’IN NÜKLEER PLANI GÜNDEMDE

İsrail, İran’a yönelik saldırılarında özellikle nükleer altyapıyı hedef alıyor. İsrail, İran’ın uranyum zenginleştirmesini durdurmak ve gelecekte nükleer silah sahibi olmasını önlemek istiyor.
BBC, İran’daki nükleer tesislerin büyük ölçüde yer altında olduğunu hatırlatıyor ve “Ya yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramlık uranyum yok edilmezse?” sorusunu gündeme getiriyor. Böyle bir senaryoda, İran hükümeti “yeni saldırıları önlemenin en etkili yolunun hızlı bir nükleer silahlanma yarışı olduğunu” düşünmeye başlayabilir.
Ayrıca, İran’ın mevcut askeri lider kadrosunun öncekilere göre “daha gözü kara” ve “daha az temkinli” olabileceği değerlendirilmesi yapılıyor. Bu durumda İsrail’in ek saldırılarla karşılık vermesi kaçınılmaz olabilir ve karşılıklı saldırı sarmalı derinleşebilir.

“KÜRESEL EKONOMİ SARSILABİLİR”

Bir başka tehdit ise dünya ekonomisinin sarsılma ihtimali. Petrol fiyatlarının halihazırda yükselişte olduğu bu dönemde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, enerji tedarik zincirini sekteye uğratabilir. Aynı zamanda Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırılarını artırması da beklenebilir.
Pek çok ülke hâlihazırda ekonomik dar boğazdan geçerken, yükselen petrol fiyatları küresel enflasyonu daha da tetikleyebilir. Bu gelişmelere, ABD Başkanı Donald Trump’ın dış ticarette uyguladığı gümrük vergileri de eklenirse, durum daha da karmaşık bir hâl alabilir.

İRAN’DA OLASI BİR BOŞLUK NEYE YOL AÇAR?

BBC’nin son değerlendirmesi ise rejim değişikliği olasılığına odaklanıyor. “İsrail’in İran’daki rejimin çökmesini hedeflemesi durumunda” yaşanacaklara dair sorular gündeme geliyor.
Netanyahu, birincil önceliklerinin İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu söylese de, dolaylı biçimde “rejim değişikliği” hedefini de işaret etmişti.
BBC, bu ihtimalin “büyük bir otorite boşluğu” yaratabileceğini ve “bunun yaratacağı belirsiz sonuçların” neler olabileceğini sorguluyor. Haberde, daha önce Irak ve Libya’da yaşanan iç çatışmalar hatırlatılıyor ve benzer bir senaryonun İran’da yaşanması hâlinde neler olabileceği tartışılıyor.

İlgili Haberler

Balina önce yuttu sonra tükürdü! O anlar kamerada

Mutlu Tuncer

Konya’da 4 katlı bina çöktü! 2 kişi yaşamını yitirdi

Mutlu Tuncer

İZTARIM VE NEPTÜN SOYER MERCEK ALTINDA… 

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası