Cemil Tugay, Sözcü Gazetesi’ne bir demeç vermiş. “Özgür Özel’in partisine geçmeyeceğim, şu aşamada bağımsız kalmaya devam edeceğim” demiş… Sözcü Gazetesi eleştirel bir başlıkla haberi okurlarıyla buluşturdu… “Cemil Tugay verdiği sözden erken döndü” diyor haberin başlığı…
Siyasette 24 saat bile çok uzun zaman… Politikada verilen sözlerin yüzde 90’ının tutulmadığını artık hepimiz biliyoruz… Mesela, şöyle bir düşünüyorum; Eğer Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünde yazdığı gibi, halkın partisi olsaydı… Her seçimde milletvekili adaylarını, belediye başkan adaylarını, İl ve ilçe başkanlarını, delegelerini, falanı filanı… Ön seçim ile belirleseydi… Acaba bu gün böyle bir durumda olur muydu? Hadi; geçmişte yapılmadı… “Değişim” diye Genel Başkanlık koltuğunu şaibeli bir kurultayla ele geçiren Özgür Özel’in “Hep ön seçim yapacağız” sözü ne oldu mesela?
Yaptı mı, hayır… Üstüne üslük, girdiği yerel seçimlerde hiç de CHP’ye yakışmayan bir dolu insanı getirip bir dolu yere belediye başkanı yaptı… Bir çoğu CHPli bile değil… Şimdi yaşanan rezilliklere bakarsanız kimleri kast ettiğimi anlarsınız… Demek ki siyasette, “Söz vermek” öylesine bir şey… Dünya dönüyor, beyler… Cemil Tugay dönmüş çok mu?
Tabii ki; verilen sözlerin tutulması beklenir… Siyasetin “Mertçe” yapılmasını kim arzulamaz ki?
Şimdi gelin Cemil Tugay’ın Özgür Özel’in partisine neden geçmediğini irdeleyelim…
Etrafını temizleyebildi mi? Hayır! Elini nereye, kime atsan bir skandal, bir rezillik ortaya çıkıyor mu? Maalesef evet… Parti kuruldu mu? Hayır… Logosu belli mi? Hayır… Tüzüğü belli mi? Yok! Partiyi kuracak olanlar büyük çapta bir yasal kovuşturmanın cenderesinde mi? Evet! Cemil Tugay nereye geçsin? Olmayan bir partiye mi?
Parti kurmak kağıt üzerinde kolaydır… Ama bir partiyi , teşkilatlandırmak, büyütmek, o partiye İdeoloji yüklemek çok zordur… Peki Özgür Özel’in kuracağı partinin ideolojisi nedir?
Yani, yeni partinin bireylerin veya toplumsal grupların dünyayı anlamasını, değerlendirme ve şekillendirmesi çabalarına yön veren sistemli fikirleri, inançlar ve değerleri neler olacaktır? Biz “İktidara geleceğiz” demek bir ideoloji değildir… Ya da “Ak Parti’yi iktidardan indireceğiz” demek bir ideoloji değildir. Mevcut sistemi koruyacak mıdır, yoksa değiştirmeyi mi amaçlamaktadır?
Tarihsel süreçte ideolojik düşünceler; siyasal otoriteyi, mülkiyet ilişkilerini ve devletin rolünü nasıl tanımladıklarına göre çeşitli kategorilere ayrılır. Bu parti nasıl bir partidir?
Bireysel özgürlükleri, serbest piyasa ekonomisini ve sınırlı devlet müdahalesini savunan Liberal bir parti midir?
Toplumsal adaleti, üretim araçlarının kamusal mülkiyetini ve eşitliği ön planda tutan bir sosyalist Parti midir?
Geleneksel değerleri, toplumsal kurumları ve istikrarı korumayı amaçlayan bir muhafazakar parti midir?
Toplumsal kimliği ve sadakati ulusal değerler ile ortak bir tarih bilinci etrafında birleştirmeyi amaçlayan Milliyetçi bir parti midir?
Cemil Tugay nereye geçeceğini bilmeden, geçmiş olmak için, neye hizmet edeceğini bilmediği bir oluşumun içine niye girsin?
Üstelik, CHP’de öyle veya böyle belediye başkanı seçilmiş bir çok insan gibi, partinin isteklerini, ya da emirlerini yerine getirip başı yasalarla derde girmiş biri olarak, Cemil Tugay’ı eleştirmeye kimin hakkı olur sözünden döndüğü için?
Özgür Özel; bence ilk adım olarak partisini kurmalı, tüzüğünü açıklamalı, ideolojisini belirlemelidir… Teşkilatlandırmasını tamamlamalı, ideolojisi açıklanmış bir ana muhalefet partisi olarak Türk Politik yaşamına girmelidir. Ondan sonra, “kim bizimle?” diye ortaya çıkmalıdır.
“İktidara yürüyoruz. Amacımız bu” demek yetmez.
Cemil Tugay’ın bu aşamada bağımsız kalması doğrudur. CHP’den ayrılmaları da doğru bulmuyorum. İsmi şaibelere karışmamış CHPliler’in, partilerinden ayrılmalarını gerektirecek bir durum olduğuna inanmıyorum.
Efendim Kılıçdaroğlu, butlan ile gelmiş, insanları partiden atıyormuş!
Kal partinde mücadele et o zaman!
Gerçekten Atatürk’ün Partisi CHP’yi seviyorsan ve CHP’yi gerçekten Halk Partisi yapmak istiyorsan, gitme bir yere… Gitmek için de bir yer arama… Mücadele et… CHP İdeolojisinin yeniden canlanmasını ancak halk sağlayabilir. Unutmayın, CHP’nin bu hale gelmesinde CHP üyelerinin de payı büyük! “Aman partimin il başkanı, aman genel başkan yardımcım, aman genel başkanım, ne emrederseniz biz hazırız” dememek ve fikrini söyleyebilmek demokrat olmanın ilk şartıdır. Ve Demokratik partilerde biat kültürü bu nedenle gelişmez! Daha doğrusu Biat kültürünü pompalayan halktır!
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku