Son yapılan anketlerde halkın AK Parti’ye verdiği desteğin azaldığı görülüyor… Buna rağmen, Tayyip Erdoğan’ın öyle veya böyle, yeniden aday olacağı ortada…
Peki hani, Cumhurbaşkanı iki dönemden fazla seçilemezdi? Anayasa’nın 101. Maddesi öyle demiyor mu? Diyor… Ama 106. Maddesi de, bir istisna getiriyor.
Cumhurbaşkanının ikinci döneminde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verirse, iki dönemdir Cumhurbaşkanlığı yapan, bir kez daha aday olabilir…
Bu karar için Meclis üyelerinin tam olarak beşte üç çoğunluğunun (en az 360 milletvekili) desteği şart! İkinci yol ise; Anayasa’da referandum ile yapılacak bir değişiklik… Tabii ki bu risk göze alınmaz! Olayı mecliste çözme gayretine gireceklerdir!
Yani; öyle veya böyle, Recep Tayyip Erdoğan yeniden aday olacak.
AK Parti oy kaybediyor ama; Yeni Parti veya diğer muhalefet partileri oylarını artırıyorlar mı? Bence hayır! Birinci Parti olduğu iddiasındaki Yeni Parti’nin önünde bir kocaman karanlık var. Özgür Özel’in şaibeli 38. Kurultayı ile başlayan süreç, delegelerin menfaat karşılığında oy değiştirmesi, adaylıkların parayla satılması, para alışverişleri gibi, iddialar ve CHP’den ayrılıp Yeni Parti’yi kurmuş olması, süren davalar, bir belirsizlik ortamının içinde debelenen bir siyasi topluluğu “Geleceği belirsiz” kılıyor.
CHP ise, iktidar olmaktan uzak… Ancak benim düşüncem; hala kemikleşmiş oy oranını elinde tutuyor ki; bu yüzde 18-20 bandındadır. Anketlerin CHP’nin oy oranının taban yaptığını söylemelerini ben şahsen, gerçekçi bulmuyorum. CHP’nin nadasa bırakılmış bir tarla durumunda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Peki; AK Parti oy kaybediyor, Yeni Parti oy kaybediyor, CHP nadasa bırakıldı, diğer muhalefet partileri yerinde sayıyorsa… Bu normal bir durum değil diyeceksiniz…
VATANDAŞ BIKTI…
Vatandaşın gerçekten zor durumda olduğunu bilmeyen, görmeyen bir iktidar, elbette oy kaybedecektir… Türkiye’de bu yaşanıyor. 100 lirayı aşan akaryakıt ücreti için iktidarın yetkili bakanları çıkıp “Avrupa’da en ucuz akaryakıt bizde” diyorsa… Ülke gerçeklerinden uzak demektir. Toplumsal hafıza bunu kaydeder, kimse farkında olmaz. Sandıkta bunlar hatırlanır.
AK Parti’nin en büyük siyasi hatalarından biri budur. Gerçek dışı konuşmalar… AK Parti’ye geçen her belediye başkanı “Zafer” olarak görülüyor. Oysa ben bu geçişlerin AK Parti’ye yaramayacağını düşünüyorum. Bence büyük bir siyasi hata! Oy kaybettiren bir unsur da bu!
PAHALILIĞIN ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR…
Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı enflasyon oranları ile halkın yaşadığı oranlar neden farklı?
En büyük banknotumuz olan 200 TL ile bir çorba içilemiyor… 200 gram ekmek, 17.50-20.00 Tl… 100 gram gevrek, 20.00 TL, kahvehanelerde çay 20.00 TL… İktidar, çay ve simit fiyatları üzerinden insanların rahat geçiniyor olduğunu iddia etmişti… Bu tabii ki; son derece talihsiz bir açıklama. Yani millete “Üç öğün simit çay tavsiyesi”dir ki; kabul edilemez! Tabii olarak TUİK’in enflasyon hesabı ile halkın yaşadığı pahalılık örtüşmüyor… En büyük banknotumuzla 10 tane simit anca alınabiliyor… 10 tane çay içilebiliyor.
Asgari ücret artmış olsa da, geçim sıkıntısı hat safhada. Şimdi gelin, akaryakıt fiyatları üzerinden bir değerlendirme yapalım:
Ürün Bazında Pompa Fiyatlarındaki Değişim ( Ortalama)
Benzin (Litre): Ocak 2024’te 37,10 TL iken, 3 Kasım 2026 itibarıyla 80,50 TL oldu. (Fiyat artışı: %117)
Motorin (Litre): Ocak 2024’te 39,50 TL iken, 3 Kasım 2026 itibarıyla 100,50 TL oldu. (Fiyat artışı: %154)
Hesabı 1000 TL üzerinden yapalım. Diyelim ki; 2024 de elinizdeki 1000 TL yi sakladınız… Bakalım bu gün 1000 liranız kaç lira olmuş… (Akaryakıta göre)
Ocak 2024’teki 1.000 TL ile: 27 litre benzin veya 25,3 litre motorin alınabiliyordu.
Kasım 2026’daki 1.000 TL ile: 12,4 litre benzin veya 9,9 litre motorin alınabiliyor.
Nakit Paranın Alım Gücü Kaybı: Benzinde %54, motorinde ise %61 seviyesindedir.
Şimdi gelin asgari ücret ile akaryakıt alım hesabı yapalım:
Ocak 2024: Bir asgari ücretle 458 Litre benzin alınabiliyordu.
Kasım 2026: Bir asgari ücretle 348 Litre benzin alınabiliyor.
Net Alım Gücü Kaybı: %24 (Asgari ücretli her ay deposundan 110 litre benzin kaybetti).
Ocak 2024: Bir asgari ücretle 430 Litre motorin alınabiliyordu.
Kasım 2026: Bir asgari ücretle 279 Litre motorin alınabiliyor.
Net Alım Gücü Kaybı: %35 (Özellikle nakliye ve üretimi doğrudan etkileyen motorinde asgari ücretlinin kaybı ayda 151 litreyi buldu).
Özetle; Geliriniz asgari ücret oranında artmış olsa bile, 2024 yılına göre aracınızın deposunu doldururken yaklaşık 4’te 1 oranında daha az yakıt alabiliyorsunuz.
Şimdi çok daha dramatik bir konuyu hesaba dökelim. Ev kiraları…
Ev kiraları üzerinden alım gücü değerlendirmesi yapıldığında durum çok daha dramatik bir tablo ortaya koymaktadır. Ocak 2024 ile Kasım 2026 arasında asgari ücretlinin “kiralık ev bütçesindeki” satın alma gücü, yeni kiralık ilanları baz alındığında yaklaşık %30 ile %35 oranında eridi.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin BETAM Konut Piyasası Raporları ve ilan endekslerine dayanarak, asgari ücret ile ev kiraları arasındaki makasın nasıl açıldığını matematiksel olarak hesaplayalım:
-
Metrekare Başına İlan Cari Fiyatlarının Değişimi
