URLA’DAKİ YASA DIŞI SUÇ ÖRGÜTÜ BİR AN ÖNCE YAKALANMALI…
Geçtiğimiz günlerde Urla’da kurulan bir korsan platform (Biz kimlerin kurduğunu biliyoruz) inanılmaz iftiralarla insanların namuslarına, özel hayatlarına, saldırılarda bulunmuş, insanları suç işlemenin kenarına getirmişti… Onlarca kişi, Cumhuriyet Savcılığına koşturmuş, bu platformun kapatılması ve kuranların cezalandırılmasını istemişti… Bunu bile adliyeden nasıl aldılarsa(!) haber almışlar, sanki savcılığa gitmek suçmuş gibi karalamalarını “Bizden korkularından savcılığa gittiler, adliye koridorlarında çare arıyorlar” diyerek yazılar yazdılar. Ağızlara alınmayacak hakaretler, TEHDİTLER, iftiralarla dolu platform maalesef kapatılamadı. Ama, ortada organize bir suç var. Hatta sayılamayacak kadar suç VAR!
Sosyal Medya, doğru kullanılmadığı zaman büyük tehlikedir. Bu yasal olmayan platformu alenen destekleyen, içlerinde ÇOOOK büyük(!) avukatların da bulunduğu bir güruh, kişisel intikamlarının alındığı hissiyle bunları teşvik etti. Kalpler, beğeniler attı… Kendisini Urla Vicdan ve Adalet Platformu adıyla lanse eden bir avuç denyo yaptıklarını kahramanlık olarak ilan ederken, bizi suçluymuşuz gibi hedef tahtasına koyup, tehditler savururken ne yazık ki, bir savcı, bir güvenlik yetkilisi bizi arayıp, “Ne oluyor” diye sormadı. Bu büyük bir zafiyettir.
Sosyal medyada karalanan ve birbirine düşürülen insanlar neredeyse şiddet kullanacak duruma gelmişlerdi. Allahtan, sağ duyulu yayınlarımız ile, birebir konuşmalarımız ile onları yatıştırabildik. Ya Urla’da çok kötü olaylar meydana gelseydi?
Bakınız iki katliam ile Türkiye sarsıldı… Çocuk suçlular bir dolu masum insanı canından etti… Aileler yıkıldı… NEDEN?
Bunun birkaç nedeni var… Birincisi yanlış kullanılan sosyal medya… Gençleri şiddete yönelten iğrenç savaş oyunları… Televizyonlarda gösterilen mafya dizileri… Yahu millet komedi filmi kavramını unuttu… Belgeseli unuttu… Çocuklar bu iğrenç insanlarla dolu sosyal medya canavarının içinde kayboldu. Arkadaşlığın ne demek olduğunu bile bilmiyorlar… Anneye babaya saygı kalmadı… Öğretmene saygı kalmadı…
Fakaat… Anne babalarda da hata yok mu derseniz… Elbette var! Şimdi ebeveynlerin çoğu çocuklarına hakim değiller… Onlar değil, çocuklar anne babaları yönetiyor!
Bizim nesil öğretmenlerimiz sokakta oynarken bizi görmesin diye saklanan bir nesil yahu! Şimdi görüyorsunuz sosyal medyada, öğretmenleri ile “ti” geçiyorlar. Öğretmen çocuğun kulağını çekse, veli okulu basıyor. Ne oldu bize?
İddia ediyorum bizim ilkokulda öğrendiklerimizin binde birini bu günkü çocuklar bilmiyor! Arkadaşlığın ne olduğunu bilmiyor, anayı, babayı saymıyor. Öğretmeni saymıyor, büyüğünü saymıyor… Paylaşmayı, yardımlaşmayı bilmiyorlar! Akıl istemiyorlar. Akıl veriyorlar! Eğitim sistemi mi kötü, aileler mi yeterince ilgi göstermiyorlar bu bir araştırma konusu…
Ama kesin bir şey var: Çocuklar 18 yaşına kadar sosyal medyaya girememeli ve bunun bir çaresi bulunmalı. Hatta daha radikal bir çıkış noktası, 18 yaşına kadar akıllı diye bilinen o telefonları kullanmamalılar.
Urla’da herkesi karalayan vicdan ve Adalet Platformu adlı çete oluşumu, hukuk insanlarının “Boş ver yaa” diyebileceği konu değil. Esnaf Odası’nın seçimlerinde karalamalar yapmak için kurulmuş bir platformdu. Birileri kendi kazanamayacağını görmüş ve böyle yasa dışı bir yol seçmişti. Nereden anlıyoruz? Yazdıkları yazılardan, karalamalardan… Esnaf Odasını konu alan yazılarla başladılar korsan yayına… O kadar bariz ki, Ahmet Aydınhan’ı katil, Fırat Gül’ü ve bunları yayına çıkaran beni korkunç iftiralarla karalayıp, suçlu ilan ettiler… Bir trafik kazasından girip, uyuşturucu şebekeleri ile bizleri bağlantılı yapmaktan bile kaçınmadılar! Kadınları, kızları karaladılar ve onları isim vererek topluma sundular! Biz esnaf seçimlerinden sonra bu platformun yok olacağını yazmıştık… Ve öyle de oldu… Bir haftadır sesleri çıkmıyor. Artık soruşturmalar var da ondan mı, yakalanacaklarını mı anladılar yoksa misyonları mı bitti elbette bilemiyoruz. Kimse bizi arayıp sormadı “Nedir bu iş, elinizde ne var” diye…
Bu tür eylemler hafife alınacak işler değil. Karşısında muhatap bulamayan mağdurlar ne yapsın? Mesela “Vay benim kızımla adın çıktı ha” deyip şiddete başvursa sorumlusu kim olacak? Adalette hız çok önemli… İnsanlar bilecekler ki, adalet bunların peşine düştü…
Yine söylüyorum, hep yazdım ve kim bilir kaç kez daha yazacağım… Bir insanın suç işleyenin cezasını kendi vermeye kalkışması anarşidir. Zarar gören yine kendisi olacaktır.
Ama tahriklere de izin vermememiz gerekiyor! Adliyelerde çalışan memurların da geleni gideni telefonlarla ona buna bildiriyor olması şüphesi bile yargıya olan güveni sarsacak bir durumdur.
Gördünüz, yanlış kullanılan sosyal medya cehaleti nasıl körüklüyor… Bu tür paylaşımlara beğeni atanlar, onları teşvik edenler de bana sorarsanız onlar kadar suçlu… Bakın devlet yüzlerce siteyi kapattı, bir dolu soruşturma açtı… Devletin eli her yere ulaşır. Er geç, bu tür yayınlar yapanlar bulunur… Ve bulunacak.
Şimdi soruyorum… NEREDE KAHRAMAN URLA VİCDAN VE ADALET PLATFORMU?
Ne oldu? Destekleyen ve onları teşvik edenler tek tek sosyal medyadan tüyüyorlar!
Siz siz olun, ismini cismini gizleyerek sosyal medyada kahramanlık yapmaya kalkan ahlaksızları, soysuzları ciddiye almayın! Onlar ile yol yürümeyin. Kızdığınız insanlar varsa, bu tür kaynaklardan gelen ve sizin kızgınlığınızı soğutacak saldırıları alkışlamayın.
Çünkü bu insanlık değil! İki olayda tehlikeleri gördük. Özellikle çocuklarımızı takip edelim. “Biz de bir bireyiz” söylemlerini geçelim. Öğretmenlere güvenelim. Çocuklara sertleştikleri zaman soluğu okulda almayalım… Öğretmenlere şarlamayalım…
Yasal olmayan platformun saklanarak yaptığı iddialar, tehditler, cezasız kalmamalı… “Nasılsa bir şey olmuyor” algısı yaratılmamalı…
Dediğim gibi, bizler binların kim olduklarını biliyoruz…
URLA’DAKİ YASA DIŞI SUÇ ÖRGÜTÜ BİR AN ÖNCE YAKALANMALI…
Geçtiğimiz günlerde Urla’da kurulan bir korsan platform (Biz kimlerin kurduğunu biliyoruz) inanılmaz iftiralarla insanların namuslarına, özel hayatlarına, saldırılarda bulunmuş, insanları suç işlemenin kenarına getirmişti… Onlarca kişi, Cumhuriyet Savcılığına koşturmuş, bu platformun kapatılması ve kuranların cezalandırılmasını istemişti… Bunu bile adliyeden nasıl aldılarsa(!) haber almışlar, sanki savcılığa gitmek suçmuş gibi karalamalarını “Bizden korkularından savcılığa gittiler, adliye koridorlarında çare arıyorlar” diyerek yazılar yazdılar. Ağızlara alınmayacak hakaretler, TEHDİTLER, iftiralarla dolu platform maalesef kapatılamadı. Ama, ortada organize bir suç var. Hatta sayılamayacak kadar suç VAR!
Sosyal Medya, doğru kullanılmadığı zaman büyük tehlikedir. Bu yasal olmayan platformu alenen destekleyen, içlerinde ÇOOOK büyük(!) avukatların da bulunduğu bir güruh, kişisel intikamlarının alındığı hissiyle bunları teşvik etti. Kalpler, beğeniler attı… Kendisini Urla Vicdan ve Adalet Platformu adıyla lanse eden bir avuç denyo yaptıklarını kahramanlık olarak ilan ederken, bizi suçluymuşuz gibi hedef tahtasına koyup, tehditler savururken ne yazık ki, bir savcı, bir güvenlik yetkilisi bizi arayıp, “Ne oluyor” diye sormadı. Bu büyük bir zafiyettir.
Sosyal medyada karalanan ve birbirine düşürülen insanlar neredeyse şiddet kullanacak duruma gelmişlerdi. Allahtan, sağ duyulu yayınlarımız ile, birebir konuşmalarımız ile onları yatıştırabildik. Ya Urla’da çok kötü olaylar meydana gelseydi?
Bakınız iki katliam ile Türkiye sarsıldı… Çocuk suçlular bir dolu masum insanı canından etti… Aileler yıkıldı… NEDEN?
Bunun birkaç nedeni var… Birincisi yanlış kullanılan sosyal medya… Gençleri şiddete yönelten iğrenç savaş oyunları… Televizyonlarda gösterilen mafya dizileri… Yahu millet komedi filmi kavramını unuttu… Belgeseli unuttu… Çocuklar bu iğrenç insanlarla dolu sosyal medya canavarının içinde kayboldu. Arkadaşlığın ne demek olduğunu bile bilmiyorlar… Anneye babaya saygı kalmadı… Öğretmene saygı kalmadı…
Fakaat… Anne babalarda da hata yok mu derseniz… Elbette var! Şimdi ebeveynlerin çoğu çocuklarına hakim değiller… Onlar değil, çocuklar anne babaları yönetiyor!
Bizim nesil öğretmenlerimiz sokakta oynarken bizi görmesin diye saklanan bir nesil yahu! Şimdi görüyorsunuz sosyal medyada, öğretmenleri ile “ti” geçiyorlar. Öğretmen çocuğun kulağını çekse, veli okulu basıyor. Ne oldu bize?
İddia ediyorum bizim ilkokulda öğrendiklerimizin binde birini bu günkü çocuklar bilmiyor! Arkadaşlığın ne olduğunu bilmiyor, anayı, babayı saymıyor. Öğretmeni saymıyor, büyüğünü saymıyor… Paylaşmayı, yardımlaşmayı bilmiyorlar! Akıl istemiyorlar. Akıl veriyorlar! Eğitim sistemi mi kötü, aileler mi yeterince ilgi göstermiyorlar bu bir araştırma konusu…
Ama kesin bir şey var: Çocuklar 18 yaşına kadar sosyal medyaya girememeli ve bunun bir çaresi bulunmalı. Hatta daha radikal bir çıkış noktası, 18 yaşına kadar akıllı diye bilinen o telefonları kullanmamalılar.
Urla’da herkesi karalayan vicdan ve Adalet Platformu adlı çete oluşumu, hukuk insanlarının “Boş ver yaa” diyebileceği konu değil. Esnaf Odası’nın seçimlerinde karalamalar yapmak için kurulmuş bir platformdu. Birileri kendi kazanamayacağını görmüş ve böyle yasa dışı bir yol seçmişti. Nereden anlıyoruz? Yazdıkları yazılardan, karalamalardan… Esnaf Odasını konu alan yazılarla başladılar korsan yayına… O kadar bariz ki, Ahmet Aydınhan’ı katil, Fırat Gül’ü ve bunları yayına çıkaran beni korkunç iftiralarla karalayıp, suçlu ilan ettiler… Bir trafik kazasından girip, uyuşturucu şebekeleri ile bizleri bağlantılı yapmaktan bile kaçınmadılar! Kadınları, kızları karaladılar ve onları isim vererek topluma sundular! Biz esnaf seçimlerinden sonra bu platformun yok olacağını yazmıştık… Ve öyle de oldu… Bir haftadır sesleri çıkmıyor. Artık soruşturmalar var da ondan mı, yakalanacaklarını mı anladılar yoksa misyonları mı bitti elbette bilemiyoruz. Kimse bizi arayıp sormadı “Nedir bu iş, elinizde ne var” diye…
Bu tür eylemler hafife alınacak işler değil. Karşısında muhatap bulamayan mağdurlar ne yapsın? Mesela “Vay benim kızımla adın çıktı ha” deyip şiddete başvursa sorumlusu kim olacak? Adalette hız çok önemli… İnsanlar bilecekler ki, adalet bunların peşine düştü…
Yine söylüyorum, hep yazdım ve kim bilir kaç kez daha yazacağım… Bir insanın suç işleyenin cezasını kendi vermeye kalkışması anarşidir. Zarar gören yine kendisi olacaktır.
Ama tahriklere de izin vermememiz gerekiyor! Adliyelerde çalışan memurların da geleni gideni telefonlarla ona buna bildiriyor olması şüphesi bile yargıya olan güveni sarsacak bir durumdur.
Gördünüz, yanlış kullanılan sosyal medya cehaleti nasıl körüklüyor… Bu tür paylaşımlara beğeni atanlar, onları teşvik edenler de bana sorarsanız onlar kadar suçlu… Bakın devlet yüzlerce siteyi kapattı, bir dolu soruşturma açtı… Devletin eli her yere ulaşır. Er geç, bu tür yayınlar yapanlar bulunur… Ve bulunacak.
Şimdi soruyorum… NEREDE KAHRAMAN URLA VİCDAN VE ADALET PLATFORMU?
Ne oldu? Destekleyen ve onları teşvik edenler tek tek sosyal medyadan tüyüyorlar!
Siz siz olun, ismini cismini gizleyerek sosyal medyada kahramanlık yapmaya kalkan ahlaksızları, soysuzları ciddiye almayın! Onlar ile yol yürümeyin. Kızdığınız insanlar varsa, bu tür kaynaklardan gelen ve sizin kızgınlığınızı soğutacak saldırıları alkışlamayın.
Çünkü bu insanlık değil! İki olayda tehlikeleri gördük. Özellikle çocuklarımızı takip edelim. “Biz de bir bireyiz” söylemlerini geçelim. Öğretmenlere güvenelim. Çocuklara sertleştikleri zaman soluğu okulda almayalım… Öğretmenlere şarlamayalım…
Yasal olmayan platformun saklanarak yaptığı iddialar, tehditler, cezasız kalmamalı… “Nasılsa bir şey olmuyor” algısı yaratılmamalı…
Bunların kim olduğunu bizler biliyoruz. Sayın savcılarımız da sanıyorum araştırıyorlardır… İftira, şantaj ve tehdit çetesi elbette kamuoyunun huzurunda yargı önüne çıkacaklardır. Biz asla bunların, bu sahte kabadayıların ve onları sosyal medya üzerinden teşvik edenlerin peşlerini bırakmayacağız.
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku