Nisan 17, 2026
İZMİR

DENİZ YÜCEL NE YAPMAK İSTİYOR?

CHP’nin eski İl Başkanı… Aziz Kocaoğlu döneminde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde CHP Grup sözcüsü…  Şimdi CHP İzmir Milletvekili, parti meclisi üyesi ve aynı zamanda CHP’nin sözcüsü… Yani Özgür Özel adına konuşma yetkisine sahip biri…  Deniz Yücel’den bahsediyorum, anlamışsınızdır. Bu kadar kalabalık bir titri  var… Ekle bunun üzerine avukat olmasını da… Hepsini kartvizitine yazmaya kalksa kitapçık olur… 

İşte Deniz Yücel,  bu kadar titriyle, talihsiz bir açıklama ile herkesi şaşkına çevirdi… Tunç Soyer ve çok sayıda bürokratın haklarında açılan soruşturmalarda isnat edilen suçlardan dolayı tutuklanmalarının faturasını Cemil Tugay’a çıkarıyor… “Devlette devamlılık esastır. Tunç Soyer’in projelerine devam edilmemesi nedeniyle bu gün o insanlar hapiste”  diyor!

Ben bu açıklamayı okuduktan sonra kendimden şüphe ettim ve Deniz Yücel’in hangi partiden olduğu konusunda şüpheye düştüm… Açtım, baktım, doğru biliyormuşum; CHPli…  Ve belki de ilk kez görevdeki  bir CHPli belediye Başkanı, bir CHP yöneticisi, milletvekili tarafından böylesi ağır bir ithamla karşı karşıyadır… 

Ve belki de ilk kez bir belediye başkanı, kendi partisinden bir yöneticinin ağır ithamlarına karşı “polemiği büyütmeden”  isim vermeden kamuoyuna açıklama yapmak gereği duymuştur… 

Şimdi birkaç sorum var… Deniz Yücel, Cemil Tugay’ı suçluyor… Üstü kapalı gibi ama, açık ve net şekilde… Bundan Özgür Özel’in haberi yok mu? 

Yoksa, kötü… Varsa daha da kötü bir durum… Böyle bir karışık dönem geçirilirken, CHP Parti sözcüsünün çıkıp, Cemil Tugay’ı hedef alması ne kadar doğru? 

Acaba, Deniz Yücel ve Özgür Özel  ne yapmak istiyor? Beni ilgilendiren tarafı bu… Gerisi CHP’nin bileceği iştir. 

Deniz Yücel’in Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi, ileriye dönük projeleri olabilir… CHP’de arzular şelaledir… İyi ama, böyle bir siyasi yatırım yanlış değil mi? 

Bir başka soru şu: Tut ki; Cemil Tugay, Tunç Soyer’in projelerini devam ettirdi… Adam, üstü kapalı olarak anlatmaya çalışıyor. Belediye’nin zarar göreceğini ifade ediyor… Belli ki böyle bir sorumluluk altına girmek istemiyor!!! Deniz Yücel “projelerin devamı gerekirdi. Eğer devam etseydi kimse hapiste olmazdı” gibi sözler sarf ediyor.  Peki, böylesi önemli bir konuda, partinin yöneticilerinin, Avukatlarının İzmir ile bir toplantı yapıp konuyu masaya yatırıp tartışmaları gerekmiyor muydu?  Tutun ki Deniz Yücel ve parti haklı… Uyaraydın o zaman Cemil Tugay’ı… Bu projelerin belediyeyi zarara sokmayacağını anlataydınız! Ki;  İzmir de Tugay’ın doğru yaptığı kanısında…  Neden uyarmadınız yanlış ise? 

CHP neden başarılı olamıyor biliyor musunuz? 

Kibir yüzünden… Bakınız, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin  eski Genel sekreteri, Buğra Gökçek benden 150 bin lira tazminat istiyor… Kendisine iftira attığımız gerekçesi ile ayrıca Savcılığa suç duyurusunda bulundu… 

Muhtemelen Ekrem İmamoğlu’nun adayı idi…  Bizim yazdığımız, bazı şaibeli işleriydi ve “İzmir sıkıntı yaşar” tezimizdi!  Mesela Narlıdere’deki ikiz villasını yazdık. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni zarara uğratan ve sayıştay raporlarına geçen ve dahi kınama cezası verilen, bu cezaya itiraz eden ama itirazı mahkemece haklı görülmeyen Buğra Gökçe inatla davaya sarılıyor! Avukatı Esen Yücel… Deniz Yücel’in babası…  Savcılık önce uzlaşmaya gönderdiği dosyayı sonra geri çekti… Geçtiğimiz günlerde yapılan hukuk mahkemesi  duruşmasında, Avukatı Esen Yücel ilginç bir iddia ortaya attı…  Benim nedamet getirdiğim yolunda mahkemeye bir söylemde bulundu… Kime? Uzlaşmacıya… Yani iftira ettiğimi kabul etmişim, özür dilemişim… Ben? Özür dilemek? 

Bu asılsız beyan için mahkeme hakimi, “Yazılı olarak bildirin” dedi ve kayda almadı…  Uzlaştırmacı mahkeme talep ederse, şahitlik yapacak ve bu beyanın gerçeği yansıtmadığını anlatacak!  

Buğra Gökçe, davaya esas olan konularda açıklama yapmalıydı. Mesela Narlıdere’deki evini nasıl yaptı? Mahkeme dosyasında “Arabamı sattım” diyor… Nasıl bir araba ise bu… Ama Büyükşehir Belediyesine verdiği mal beyanında araba görünmüyor… Ben mal beyanının celbini istedim…

Uzatmayalım… Çok sayıda gazete bu konularda defalarca yazı yazdı… Buğra Gökçe’ye sorular sordu… Hiç birine cevap vermedi… Veremedi… Ama şimdi “Benim ona iftira attığımı ve belediye başkanlığını engellediğimi” iddia ediyor… 

Ben neymişim haberim yok! 

Bir soru daha: 

Peki Buğra Gökçe İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapılsaydı ve belediye başkanı olsaydı, bu şehirde durum nu olurdu? 

Söyleyeyim… Operasyon yapılırdı ve tutuklanırdı, (Şimdi olduğu gibi) İzmir Büyükşehir’de müthiş bir karmaşa olurdu… 

Yani demek ki İzmir ve CHP (Buğra Gökçe’nin iddialarına göre) bana çok şey borçlu… 

Kibir! Sevgili okurlar… Kibir çok tehlikeli bir şey… Ve CHPliler’in  bu kibrinden dolayı başarılı olamadığını düşünüyorum. 

Planlama yok… Söylenen sözlerin ne sonuçlar doğuracağı öngörülmüyor… Yapılan yanlışlara bakın… Herkes doğruyu yaptığını iddia ediyor…  Evet! Yargıda büyük eksiklikler olabilir… Ben de şahsen bir çok hukuk skandalıyla karşı karşıyayım. Kumpaslar kuruluyor,  bazı hakim ve savcılar hatır gönül ilişkileriyle karar  veriyorlar… Ama bütün bunlar yargının güvenilmez olduğunu göstermez. Yargıya bizler güvendikçe, sağlam hakim ve savcılar güçlenecektir. Aylardır yargı yıpratılıyor…  “Dosyalar boş” deniyor. İyi de boş dosyaya hangi hakim kafadan ne yazabilir?  Bunu yapmamak gerek… Bizler güvendikçe yargıda her şey yoluna girecektir! 

Şimdi Deniz Yücel’in, Cemil Tugay’ı amansızca hedef almasına gelelim tekrar… 

Tunç Soyer ve diğer tutukluların suçlu veya suçsuz olduğunu anlamak için yargılamanın bitmesini beklemek gerek! “Halamın bıyıkları olsaydı, amcam olurdu” absürtlüğünde açıklamalar yapmak CHP gibi büyük bir misyonu yüklendiğini deklare eden bir  partide olmaması gerekir. 

Görünen o ki; Deniz Yücel, Tunç Soyer’in ve çok sayıda bürokratın tutuklanmasında Cemil Tugay’ı kabahatli buluyor! Yine görünen o ki; bu konuşmadan Özgür Özel önceden haberdar edilmiş… Yani, kendi belediye başkanlarını halkla karşı karşıya getirmek istiyorlar. Acaba neden? 

Eğer Deniz Yücel’in yaptığı bu konuşmadan Özgür Özel’in haberi gerçekten yok ise; Cemil Tugay’a Özel’in sahip çıkması, Deniz Yücel’i bu açıklamasından dolayı disipline vermesi gerekiyor! 

Ya da Deniz Yücel’in kendiliğinden istifa etmesi gerekiyor… Bu tabii ki benim fikrim…  Bakınız kimseyi rencide etmiyorum, hakaret de etmiyorum, kendi fikrimi yazıyorum. Ne olur ne olmaz. Yarın Deniz Yücel de tazminat davaları açar mı açar! 

Mutlu Tuncer’in para ağacı çok büyük çünkü. CHPliler de tazminat almaya bayılıyorlar! Kibir işte.

İlgili Haberler

İzmir ve çevresi için zirai don tehlikesi

Mutlu Tuncer

İzmir-Çeşme Otoyolu’nda Kaza

Mutlu Tuncer

Evinde yalnız yaşayan kadının kemikleri bulundu

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası