Urla’da Belediye Meclis üyeleri, Kaymakamlıkta yapılan 30 Ağustos törenlerine katılmadı… Şehitlik ziyaretine de gitmedi… Ben doğal olarak eleştirdim… Mustafa Katırcı adlı bir kardeşimiz ise benim eleştirime şöyle bir cevap yazmış:
İktidarın hiç bir şeyine itibar etmeyecek yüz vermeyeceksin, helal olsun.”
Yani belediye meclis üyelerinin kompleks geliştirmesine katkı veriyor… Cehaletin dışa vurumu! Bu paylaşımdan anlıyoruz ki; Devlet ile iktidar arasındaki fark bir çoklarımız tarafından bilinmiyor!
İşimiz insanları aydınlatmak! O halde devlet ve iktidar arasındaki farkı hatırlatalım, hem cehaletini bu kadar ayyuka çıkaran bazılarına, hem de okumak yazmak alışkanlığı olmadığı aşikar, belediyemiz meclis üyelerine bilgi aşılamış olup görevimizi yapalım…
Devlet ile iktidar arasındaki en büyük fark; Devletin kalıcı, iktidarların ise geçici olmasıdır… İktidarlar seçimle iş başına geldiklerinden, görev süreleri bittiğinde halk onları yeniden seçmediğinde, giderler. Ancak devlet için aynı şey söz konusu değildir.
Devletin kurumlarının halkın oylarıyla iktidara gelen hükümetler tarafından halk adına kullanması söz konusudur.
Siyaset biliminde devlet, belirli bir coğrafi alanda iktidar sahibi bir yapı tarafından yönetilen ve siyasi varlık olarak örgütlenmiş bir topluluktur. Modern devletlerde üç temel unsur bulunur:
Devletin varlığı için sınırları belli bir coğrafi alan gereklidir, yani toprak parçası…
Bu coğrafi alanda yaşayan ve ortak bir kimliğe sahip insan topluluğu yani halk…
Ve tabii ki; Devleti yöneten ve egemenliği kullanan kurumlar… Yani iktidarlar… Onlar da demokrasilerde seçimler ile iş başına gelen yetki kullanıcılardır…
Devletin üç temel fonksiyonu vardır.
Yasalar yapmak ve kanunları düzenlemek yetkisidir. Bu yetki genellikle parlamentolar tarafından kullanılır. Buna yasama denir.
Yasaları uygulamak ve devlet işlerini yürütmek yetkisidir. Bu yetki hükümet tarafından kullanılır. Adı Yürütme’dir…
Bir de Yasaların adil ve tarafsız bir şekilde uygulanmasını sağlamak ve uyuşmazlıkları çözmek yetkisidir. Bu yetki bağımsız mahkemeler tarafından kullanılır. Bu da Yargı’dır!
Devletin anayasaları vardır ve Anayasada değişmez ya da değişmesi bile teklif edilemez maddeler yer alır… Yani iktidarlar bu Anayasa’nın verdiği görevleri icra ederler…
İktidarlar bir devletin yönetiminde yürütme erkinin başlıca organıdır ve devletin politikalarını uygulamak, kamu hizmetlerini yürütmek ve yasaların uygulanmasını sağlamakla görevlidir.
Yani gördüğünüz gibi, iktidarlar ayrı kavram, devlet ayrı kavramdır…
Şimdi gelelim, Urla’daki bence çok çirkin olaya… Urla belediye Meclis üyeleri Kaymakamlığın Hükümet Konağında, makamda yaptığı törene katılmadı… Meydan’da eksik kadroyla geldikleri törende boy gösterip, sonra kafeteryada poz vererek halkın bayramını kutladılar! Kaymakamlıkta devlet adına yapılan törene katılmadılar… Şehitliğe de gitmediler… Neden?
Kaymakamlar devletin temsilcileridir… Seversin ya da sevmezsin… Senin makama gidip kutlama yapman, devlete gitmendir… Şehitlere ziyaret ise bu vatana saygıdır… Peki Belediye Başkanınız, törenlere katılırken siz neyi, kimi protesto ediyorsunuz? Belediye Başkanı mı, Kaymakamı mı, 30 Ağustosu mu, Devlet’i mi?
Koskoca Profesör Mesut Önen’in Kafeteryada poz verip halkın bayramını kutlayan meclis üyelerinin arısında olması beni şaşırttı doğrusu… Devletin kutlamasında Ne CHP İlçe başkanı var, ne meclis üyeleri var! Böyle bir rezillik olur mu? Meydana bile tam kadro gelemediler… Nerede o devrimci geçinen, kendilerini “Biz idam sehpasına çıkıp taburesini kendisi tekmeleyen bir kültürden geliyoruz” diye atıp tutan devrimciler?
Belediye Başkanı, meydandaki törenlerden sonra Kaymakamı çaya davet ediyor… Kafeteryada Meclis üyeleri ayrı oturuyor, yanlarına bile uğramıyorlar… Kime bu hava? Kaymakam orada sizin misafiriniz! Devlete mi tepkilisiniz? Bu halk sizi devlete karşı eylem yapın diye mi seçti?
Sizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak devletin makamına tam kadro gitmeniz daha doğru değil mi? Sizin şehitliğe yüzlerce kişiyle gitmeniz daha doğru değil mi? Havanızdan geçilmiyor… Sizi bu halk seçti… Kime bu hava?
Belli ki Belediye Başkanına da tavırlısınız… Neyse tavrınız, mecliste gösterin… Orada kuzu, dışarıda kaplansınız…
Bu ayıbın organizatörü kim?
CHP bunu sorgulamalı diyeceğim ama… Nafile…
En iyisi siz bu ayıbı fark edip, halktan bir özür dileyin diyeceğim ama! Havanız ve egolarınız izin vermez… Devlet törenlerine katılmak, belediye meclisi üyelerinin görevidir… Milletten ötürü…
Yeri gelmişken söyleyeyim: Siyasetçi egolu olmaz… Demek ki sizler siyasetçi de değilsiniz. Sizdeki hava otomobil lastiğinde de var… İstifa edin gidin… Diyeceğim ama… O da nafile… İstifa etmek de bir dik duruştur! Sizin yapacağınız şey bu yazıyı yazana sövüp saymaktır ancak!
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku