Urla’da olay olan Süleyman Seba heykeli üzerine…
Bizim “Urlalı Kartallar” Beşiktaş’ın Efsane Başkanı Süleyman Seba’nın bir heykelini yaptırdılar… Bu fikir; insani değerleri içine sindirmiş, iyi bir Beşiktaşlı, her şeyden önce iyi bir sporsever ve Urla’nın ruhunu oluşturan değişik kültürleri hazmetmiş, yedi düvelle barışık kardeşimiz, Ulaş Malgır’ındı… Urla Kartallarıyla birlikte karar vermişler, Belediye Başkanı’na çıkıp, bu heykeli dikecek bir yer rica etmişlerdi.
Belediye Başkanı da; nasıl olduysa, “Olur” deyip, üstelik tesadüfen sözünü de tutmuştu!
Ulaş’ın ve diğer kartalların yapmak istediği, yavaş yavaş her takımdan spor efsanelerinin kendi imkanlarıyla heykellerini yapmak Urla’da bir sinerji yaratmaktı… Açılıştan İki gün önce beni de davet etti… Ve heyecanını şöyle paylaştı:
“Abi sağ olsun Belediye Başkanımız bize Süleyman Seba Başkanın heykelini koyacağımız bir yer verdi. Yarın Lefter’in, Metin Oktay’ın, Ali Artuner’in, Gürsel Aksel’in, efsane basketbolcularımızın, her spor dalından Türkiye’ye hizmet vermiş şahsiyetlerin heykellerini yaptıracağız ve yanına koyacağız. Urla’da spora katkı vermiş efsaneleri de unutmayacağız” Göztepeli kardeşlerimizle, Fenerli ve Galatasaraylı arkadaşlarımız da büyük ihtimalle katılacaklar. Çok güzel bir şölen olacak. Sen de bir Göztepeli ve Beşiktaşlı olarak gel… Lütfen gel….”
Sesi o kadar heyecanlıydı ki…. İyi ki gidememişim…. İyi ki orada yaşananların bir tanığı olmamışım. Olayı sonradan öğrendim…
Göztepeliler, Fenerliler, Galatasaraylılar karşı çıkmışlar. Sosyal Medya’da vandallığa varan paylaşımlara rastladım. “Alın heykelinizi, Belediye Başkanınız evinin bahçesine koysun” dan, “Gece gelir kırarız, üzerine işeriz” tarzında saçma sapan tehditler gördüm.
Üzüntüm bu paylaşımların çoğunun Göztepeliler tarafından yapılmış olmasıydı.
Yahu siz kimsiniz?
Ben merhum babamın omuzlarında Göztepe’nin İzmir’deki ve deplasmandaki maçlarına gitmiş biriyim… Benden daha mı Göztepelisiniz? Siz sporun ruhunu anlayamamışsınız. Siyaseti, sporun içine sokmaktan çekinmiyor, utanmıyorsunuz…
Hele Urla’da bunu yapamazsınız…
Urla asırlardır değişik fikirlerin, kültürlerin kardeşçe yaşadığı bir yer olmuş ve bu geleneğini sürdüren nadir yerlerden biridir. O heykelin yanına zamanla her takımın her dalda efsanelerinin heykelinin dikilmesi kendiliğinden bir spor parkı yaratmaz mıydı?
Sizler de para biriktirip, Ali Artuner’in, Gürsel Aksel’in heykellerini yaptırsanız, her takım taraftarı oraya bir iki heykel koysa o güzelliği hayal edemiyor musunuz?
Demek ki edemiyorsunuz. Seba’nın heykeli İstanbul’a gitti… Beşiktaşlılar taraftarı ısrarcı değildir. Karmaşayı sevmez… Vandallığı hele hiç sevmez!
Bana sorsalar, ben o heykelin oraya dikilmesini ve kamerayla korunmasını ister, bu emeli gerçekleştirmek yoluna giderdim. Siz paraya kıyamaz, takımlarınızın efsanelerinin heykelini yaptırmazsınız, ama, biz her birinin heykelini dikerdik oraya…
Vandallık, dünyada geride kaldı… Uzay çağında yaşayan dünya, dış gezegenlerde hayat ararken, siz heykellerin üzerine işemeyi planlıyorsanız, size söylenecek bir sözüm olmaz… Söylesem de anlayamazsınız…
Ancak; Urlalı bir gazeteci ve yazar olarak ki; 17 kitabım, yüzlerce belgeselim, büyük gazetelerde yazdığım binlerce makalem olmasına rağmen “Yazarlık” titrimi kullanmayan biriyim… Ender kullanırım diyelim… Size şunu söylüyorum:
İnsanlık, insan olarak doğmuş olmakla edinilmez… İnsanlık kavramı, sevgi, saygı, ayrımcılığı reddeden, adaletli, şefkatli, okumayı, gelişmeyi kabul eden, yaşadığın ülkenin, yörenin, gerçeklerini görebilen anlayabilen bir duruştur…
Şimdi düşünün bakalım, siz bu duruşun neresindesiniz?
