31.3 C
İzmir, TR
Temmuz 31, 2026
ANASAYFA

BELEDİYE BASIN BİRİMİ BAŞKANI NASIL YENİ PARTİLİ YAPTI?

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, dün kendi sosyal medya hesaplarından bir paylaşım yaptı… Bu gün programımızda açıklamasını beklediğimiz istifa kararını halka duyurdu.. Demek ki, acelesi vardı… Bununla birlikte, bundan böyle Yeni Parti ile yoluna devam edeceğini partinin logosunu koyarak halka duyurdu…

Oysa ki; 24 saat önce bizzat ben Selçuk Balkan ile görüşmüştüm. Bana aynen şunları söylemişti:

“Bana oy veren seçmenin bir kısmı CHP’de, bir kısmı Yeni Parti’de… Beni seçip bu makama oturtan hiç kimsenin gönül koymasını istemem. Kendimi ikiye bölemeyeceğime göre, istifa edip, bağımsız kalmayı tercih ediyorum”

Ne kadar asil bir düşünce… Dürüst bir politikacının yapması gereken budur. Bu; halkın oylarının yabana gitmediğinin, bir politikacı için ne kadar değer taşıdığının göstergesi değil mi?

Bu davranışa kızacak, bozulacak kimse olmayacağından adım gibi eminim.

Cuma günü yayınlanmak üzere, bu açıklamayı Marjinal TV’de duyurmak için  sözleştik.  Dün (Perşembe)  stüdyomuzda hazırlık sürerken bir de baktım, Selçuk Balkan sosyal medya üzerinden halka “Önemli kararını” açıklamış, üstüne de Yeni Parti’ye geçtiğini duyurmuş.

Sizler şaşırabilirsiniz… Ben şaşırmadım… Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in ağzından çok duyduğum söz geldi aklıma… “Politikada 24 saat çok uzun bir zamandır”  derdi… 24 saat, oysa 24 saat kadar uzundur… 24 saati 30 saat yapmak mümkün değildir. Ben hep böyle bakardım. Fakat, Ankara’da Süleyman Bey’i takip ettiğim yıllarda bu sözün ne kadar doğru olduğunu öğrendim. Aslında tabii ki 24 saat politikada da 24 saattir. Ancak Süleyman Bey’in vurguladığı aslında “Politikacının ne yapacağını anlamak mümkün değildir. Şimdi böyle konuşur, bir saat sonra konuştuğunun tam aksini yapar” diyordu… Zaman içinde bu sözün doğruluğunu anladım!

Gelelim konumuza… Selçuk Balkan dün sosyal medyasında açıklamasını yaptı… Tabii, bizim program yapmamıza gerek kalmadı. İptal ettik. Bu iptal için sizlerden özür dileriz. Elbette bir başka zaman bunları oturup yine kamera önünde konuşuruz…

İşin vahim tarafına gelelim şimdi…

Ben elbette merakımdan Sayın Belediye Başkanı’nı aradım. “Başkan dün konuştuğumuzun üzerinden henüz 24 saat geçmedi.  Fikrinin neden değiştiğini öğrenmek istiyorum, sakıncası yoksa” diye sordum.

Cevap, vahimden daha vahimdi…

“Değişen bir şey yok… Ne dediysem onu yaptım”

Bir kere, bunu Cuma günü yapacağımız programda açıklayacaktı… Elbette kimseye “ille de benim programımda açıklayacaksın” gibi bir baskı yapamayız… Bizim aldatılmış olmamızın önemi yok…  Ancak; şu sorumun altında önemli bir “giz” saklı…

Soru şu:

“Tamam açıklamanızı yaptınız da… Hani bağımsız kalacaktınız. (Yoluma Yeni Parti’de devam edeceğim) demişsiniz?”

Cevap:

“Ben öyle bir şey demedim…”

Açıklama yapana, kendi açıklamasını okumak kadar garip bir durum yok!  Ama; okudum… “Ben böyle bir şey demedim. Bağımsız devam edeceğim dedim…  Durun sizi arayacağım birazdan” dedi. Bu cevaba kim olsa şaşırır!

Şimdi bu bir gazete haberi olsa, pek alışkın olduğumuz bir cevabı olabilirdi Selçuk Balkan’ın:

“Çarpıtmışlar… Anlamamışlar, yalan yazmışlar” der geçerdi.  Ama Selçuk Balkan “Ben böyle bir şey demedim. Basın bürosu nasıl yazar böyle bir şey?” diyordu…

Bir sosyal medya hatasında ne yapılır? Anında müdahale edilir değil mi? Yanlış olduysa açıklama kaldırılır, yerine özür dilenerek doğru olan açıklama koyulur.

Yanlış(!) Açıklama kalkmadı… Ben Basından sorumlu Elvan Hanım’ı aradım. Şöyle bir uyarı yaptım:

“Bu açıklamada bir yanlışlık var galiba… İsterseniz bir Başkan ile konuşun, sonra bana dönerseniz sevinirim”

Başkanı arayıp aramadığını bilmiyorum. Ama şu ana kadar beni arayıp bir bilgi vermedi Elvan Hanım. Gerek duymamış olabilir… Ya da “Sana ne leen” demiş olabilir.

Belediye Başkanı, metin gönderecek basın bürosuna, “Bunu sosyal medyadan duyurun” diyecek… Basın onun söylediklerinin tam aksini yazacak… Arayan gazetecilere de dönmeyecek…

Yapay zekanın başına geçip, metin yazdırmak işin kolayı. Basın işleri öyle olmuyor. Birincisi, böyle bir açıklama önce basın bülteni olarak hazırlanır. Başkan’la konuşulur, teyit ettirilir. İlaveler varsa, neden ilave edildiği anlatılır. Sonra sosyal medyadan yayınlanır.  Bu işin doğru olanıdır. Basın bürosu “Ben böyle yaptım, oldu” diyemez.

Sosyal medyadan açıklamayı gören gazeteler elbette haberi yaptılar… Karşı taraftan herhangi bir düzeltme gelmedi… Yani Belediye’nin yaptığı resmi açıklama Başkan’ın istifa edip, Yeni Parti’ye geçtiğini duyurdu.

Eğer Başkan’ın dediği doğruysa, Yeni Parti’ye geçmedi, bağımsız kaldı… Eğer Basın Bürosunun dediği doğruysa, yoluna Yeni Parti’de devam edecek. Yani Selçuk Balkan şu anda YENİ PARTİli, ya da Basın bürosu Başkan’ın Yeni Parti’ye geçmesini uygun gördü ve kimse bunun hesabını sormadı.

Siz bu işe ne dersiniz? Bir terslik yok mu?

İlgili Haberler

HIZ LİMİTİ KARGAŞASI BİTİYOR!

Mutlu Tuncer

Sanki aday olmak ayıp… Çıkın adayım deyin!

Mutlu Tuncer

İZMİR’İ DE ANLAT KEMAL BEY!

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası