SEFERİHİSAR’DA MÜTEAHHİT TERÖRÜ!!!
Bir adam, elini kolunu sallayarak…
Hiddetle… Ve şiddetle, Seferihisar Belediyesine girer… Doğru imar ve şehircilik Müdürlüğüne yollanır… Öyle bir hava takınmıştır ki… Belediye Başkanı öyle pervasızca kapıları açıp, çarparak belediyede yürüyemez… Ar eder…
İçeri girer girmez bağırmaya başlar…
Bu Hanzo(!) işlerini yaptırmak için bekleşen vatandaşları, “Çıkın dışarıya” diye kovalar odadan… Hanım personeller korkar, çünkü ağzından tükürükler saçarak bas bas bağıran bir HANZO vardır karşılarında. Onlar da kaçmaya çalışırlar… Ama Hanzo, eliyle kapıyı tutar ve personelin çıkmasına izin vermez…
Bu tiplerin her zaman kalıplaşmış ilk sözleri vardır… “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?” dur o söz! Tabii, kimse ona “Biliyoruz, Hanzo’sun” diyemez…
İsmi V.Ç’dir… Ama biz ona kısaca Hanzo diyeceğiz… Müteahhittir… Bununla ilgili topladığım bilgileri daha sonra yazacağım… “Ben senin kim olduğunu biliyorum ne olacak?” diyerek! Hatta, “Ateş olsan, poponu koyduğun yeri bile yakamazsın” diyeceğim… Ama sonra!
Gelelim mevzuya… Bu türlerin ikinci sözleri hep şu olur:
“Siz kimsiniz, sen kimsin yaaa…”
Yani mealen, “Sen benim tırnağım olamazsın” diye bağırıyor… Küçümsüyor oradaki çalışanları… “Benim işlerimi kasten yavaşlatıyorsunuz…. Burası dingonun ahırı mı?” diye haykırıyor!!! Kimse ona “Yok kardeş burası Dingo’nun ahırı değil ama, belli ki Hanzo’nun ahırı” diyemiyor… Bizim Hanzo, kızların üzerine yürüyor ve hatta bir hesap makinesini kavrayıp, hanımlardan birinin üzerine fırlatıyor… “Yürüyün ulen yönetime… Siz benimle konuşamazsınız…”diye avaz avaz bağırıyor ki, aşağıdaki insanlar bile koşturup geliyor… “Ne oluyor burada?” diye… Beyefendi koridor kapılarını kapattığı için kimse giremiyor. Fakat başka bir kapıdan bazı memurlar girip, adamı tutarak engelliyorlar. Beyefendiyi sakinleştirmeye çalışıyorlar… Belli ki, kafasını okşuyorlar, sırtını sıvazlıyorlar…
Halbuki yapılacak iş, adamı orada tutmak, polise haber vermek ve bu saldırganın adliyeye sevkini temin etmektir… Ama yapılmıyor…
Siz bu adamın kim olduğunu biliyor musunuz?
Bilmezsiniz… Bu zat-ı Hanzo, çok değil, bir, bilemedin bir buçuk ay önce, Plan Şube Müdürü’nün evinde yapılan ve “Gelecek dönem belediye başkanını belirlemek” amacı taşıyan toplantının prens Hanzosuydu… Hani hatırlayın, “Artık bizden birileri başkan olmalı” gibi bir başlıkla toplanılmıştı… Bu toplantıda, belediye meclis üyeleri, eski üyeleri, bazı belediye müdürleri ve başka işadamları da vardı… Yazmıştık ya… Hatırlayın!
İşte şimdi bu arkadaş, belediyeye gelmiş, terör estiriyor… “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz” diyor… “Benim işlerimi yavaşlatamazsınız” diyor… Artık ne işleri varsa?
Şimdi burada sorulacak birkaç soru var!
-
Bu arkadaş, bu cesareti kimden, nereden alıyor?
-
Doğru bir soru sormuş… “Burası Dingo’nun pardon… Hanzo’nun ahırı mı?
-
Neden polis çağırılmadı? Neden adam, elini kollunu sallayarak çıkıp gitti belediyeden?
-
Ve hanım memurlar bu tanıdık(!) müteahhitten neden bu kadar korktular? Neden olaydan günler sonra şikayetçi oldular…
