Kasım 6, 2026
ANASAYFA

GAZETECİYSEN DÖK BELGELERİNİ BİRLİKTE YAZALIM!

ankara kusu

YALAN RÜZGARI ANKARA KUŞU…

Basın özgürlüğünün en büyük savunucularından biriyim… Buna rağmen, meslek yaşamımda, mahkemelerde uğradığım haksızlıkları, hukuksuzlukları yazsam kitap olur…

Basın özgürlüğü, elbette sınırsız olamaz…

Ancak, hakim ve savcıların, yaptığı bir hatadan söz etmek isterim… Her yazdığımız yazıya, “Bana hakaret etti, bana şantaj yaptı, kişilik haklarımı ihlal etti, beni küçük düşürdü” gibi şikayetler yapan bazı çevreler ne yazık ki; tanıdık savcı ve hakimlerle  adliyelerde işlerini hukuku, sakız gibi çiğneyerek, gerçek gazetecilerin ceza almalarını, tazminat ödemelerini, hatta gözaltına alınmalarını sağlayabiliyorlar…  Bunu bizzat ben yaşadım, halen yaşıyorum!  Hukuk mücadelemiz sürüyor, sürecek…  Ama adalet er ya da geç tecelli ediyor, bundan kimsenin şüphesi de olmasın!

Bu işin bir boyutu…

Şimdi bakınız…  Ben hiçbir zaman ispatlayamayacağım hiçbir şeyi yazmam. Soru soruyorsam, elimde mutlaka belgeleri vardır. Yani sorduğum sorunun cevabını zaten biliyorumdur…

Bir Ankara Kuşu, özellikle İzmir kıyı belediyelerini hedef almış, X hesabından durmadan paylaşım yapıyor… Hesabının en üstünde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin fotoğrafı var!  Altında, ismi yok sadece “Gazeteci” yazıyor… Bir de “medya ve Habercilik şirketi” ibaresi var… Rüzgar gibi, estirdiği ve çoğu doğru olmayan, “Miş” ve “Muş”larla düzenlenmiş sözde haberlerinin muhatabı yok!

Oysa gazetecilik, sorumluluk mesleğidir… Bir haber yazdığında arkasında kim var bilinmesi gerekiyor! Bu nedenle yayıncılıkta SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRLERİ var!

Bu arkadaş, önce Urla’ya saldırdı… Yalan yanlış bilgilerle haberler yaptı. Hatta o kadar ileriye gitti ki, Belediye Başkanı’nın toplantısını an be an yayınladığını ifade ederek “Şu anda bir operasyon olursa başkan yardımcısıyla nasıl ifade vereceklerini konuşuyorlar” şeklinde duyurular yaptı…   Peki bunu nasıl haber aldın da yazıyorsun? Cevabını alabilene aşk olsun!

Bir bakıyorsun, Seferihisar Belediyesi’ne giydiriyor! Zannedersin ki; Seferihisar’da soygun var…  Ama bir tane iz, bir tane belge yok!  İki başkan yardımcısı hakkında yazdıkları baştan aşağı suç! Gazetecilik etiği ile ilgisi olmayan bir dolu zırvalık…

Bir bakıyorsun, Menderes Belediyesi’ne saldırıyor! İki kişi arasında geçtiğini iddia ettiği whatsap görüşmelerini yayınlıyor!   Ne hakla, iki kişi arasında geçen konuşmaları sen topluma yayarsın? Kaldı ki bu yazışmaların sahte hesaplardan yapıldığına dair savcılık şikayetleri var!

Saldırıya uğrayanlarla birilerinin  temasa geçerek anlaşma sağlamaya çalıştığını da duyuyoruz. Ancak toplumda “Ankara Kuşu yazdı, belediyelere operasyon yapılacak” algısı yayılıyor!

Cumhuriyet Savcılarının, Hakimlerin atladığı konuya gelelim…

Gazeteciler, İletişim Başkanlığı’nın Basın Kartını taşırlar… Ama bakıyorsunuz, İnternet gazeteciliğindeki büyük boşluktan yararlanılıyor ve Türkiye’nin yarısı gazeteci… Mesleğimizin bu kadar ayağa düşmesi de bu nedenle… Her yasa dışı paylaşım yapanlar “Basın özgürlüğü” nün arkasına sığınıyorlar.

Gazeteciler iletişime açıktır… Bağlı oldukları basın şirketlerinin savcılıklarda dosyası vardır. İletişim Başkanlığında basın kartı dosyaları vardır. Yayın yaptıkları yerin adresi açıktır!  Ve gazeteciler kamu adına çalışırlar… Veya çalışmalıdırlar…

Mahkemede, savcılıklarda illaki basın kartı sorulması gerekir… Çünkü basın, eleştirilerini sert bir dille de yapabilir. Bir gazeteci, toplumun faydası için, ağır eleştirilerde de bulunabilir.

Ankara Kuşu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin fotoğrafını herkesi karalayan paylaşımlar yaptığı hesabının en üstüne kocaman koyarak acaba ne mesaj vermek istiyor?

Bu iktidara, Cumhurbaşkanlığı’na yakınlığı ifade etmiyor mu?

“İktidarın gazetecisiyim” imajı koymuyor mu ortaya?

Yoksa ben mi öyle algılıyorum…

Gazeteci tarafsızdır… Haber kutsaldır… Yorumlar özgürdür… Gazeteci, dediğim gibi, gerektiğinde çok, ama çok sert eleştiriler yapabilir… Ancak gazetecinin yaptığı tarz eleştirileri bir başkası, o sertlikte yapamaz… Yapmamalı… Yapamamalı…  Basın hürriyeti, gazeteciler içindir… Gazeteciler de saklanmaz, aracılarla iletişim kurmaz… Telefonları, iletişim bilgileri açıktır!

Ankara Rüzgarı estiren bu arkadaşın her ortaya koyduğu iddia suç duyurusu olarak savcılıklara gidiyor!  Görün ki; “Basın özgürlüğünün” ardına sığınacaktır. Peki gerçekten gazeteci mi? Bilen, tanıyan yok!  En azından yayın yaptığı yerde ismi bile yok!

Bu yazıyı yazdım ki; vatandaşlar bu arkadaşın yazdığı yazılardan dolayı “Oraya operasyon yapılacak, şuraya operasyon yapılacak” gibi yanılgılara kapılmasınlar!  Savcılarımız, Polisimiz, nereye operasyon yapılacağını bilir… Adalet, verilerle, delillerle çalışır…  Sen yayın yaptığın hesaba Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin fotoğrafını koyduğun zaman, ayrıcalıklı olduğunu mu sanıyorsun?

Bu AK Parti’ye ve iktidara da zarar vermiyor mu?

İlgili Haberler

AYŞE BARIM’A TAHLİYE

Mutlu Tuncer

ŞEYTANIN İLLE DE GÖR DEDİĞİ SİYASİ AYRINTILAR

Mutlu Tuncer

AH ÖZGÜR ÖZEL NE İŞLER AÇTIN CHP’NİN BAŞINA…

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası