Nisan 17, 2026
ANASAYFA

CHP KAOSLA BESLENEMEZ!

CHP’nin Şaibeli Kurultay Davası 24 Ekim’e kaldı…

Karar CHP yönetimini biraz olsun rahatlatmış olabilir…

Benim kafama takılan ise, CHP Genel Başkanı’nın beğenmediği kararlar karşısında “Ben yargı kararını tanımıyorum” tavrı…

Nasıl yani?

Sen Türkiye’yi yönetme, hatta kurtarma görevine talip olduğunu deklare eden bir siyasi partisin! Yargı kararını tanımıyor olman ne demek? Yani yargı senin beğenmediğin bir kararı verdiğinde, tanımayacaksın… Demek ki; iktidar olduğunda mahkemeler hep senin beğendiğin kararları verecek öyle mi?  İktidara geldin diyelim… Mahkemeler senin beğenmediğin bir karar verdiğinde iktidarın gücünü kullanıp, hakimleri savcıları cezalandıracak mısın? Bu nasıl bir mantık?

Hukukun güven sorunu yaşadığı bu ortamda adaletli kararların çıkmasını yani adil yargılama hakkını sağlamayı mahkemeleri tanımayarak mı gerçekleştireceksin?

Şaibeli Kurultay Davasına gelelim… 24 Ekim’e bırakıldı ve tedbir kararı çıkmadı… Özgür Özel görevine devam ediyor… Karar bu mealde… Toplumu meşgul eden bu tür konularda ben inanırım ki; adalet mümkün olduğu kadar çabuk tecelli etmeli ve tartışmaları bitirmelidir. Bugün karar çıkmayacağını öngörmüştüm. Ama neredeyse iki aylık bir sürenin ortaya konacağı aklıma bile gelmemişti!

Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin bile kararın aleyhlerine çıkacağı beklentileri vardı…  Hazırlıklar partinin teslim edilmemesi konusunda direnme yapılması gibi bir kararla tesis edilmişti. Yani Özgür Özel ve ekibi partinin etrafında etten duvar örecekler ve içeriye kimseyi sokmayacaklarını açıklamışlardı.  Belki de mahkemenin tedbir kararı koymadan eksiklerin tamamlanması için duruşmayı 24 Ekim’e uzatmasının nedenlerinden biri de budur, diye düşünüyorum.

Davanın şikayetçileri CHPliler…  İddialar önemli… Belgeler, görüntüler, itiraflar… Özgür Özel ve ekibinin beklentilerimizi anlamaması sergilenen kaos manzarasının ayrı bir parçası…   CHP’ye oy vermeyi düşünenlerin ve oy verenlerin beklentisi basitti…  Çıkıp “Kurutay’da bir tane hile bulun biz istifa ederiz… İddiaların hepsi yalan” demesi ve o iddiaları çürütecek ayrıntıları ortaya koymasıydı…  CHP yöneticileri başka bir yol seçtiler… Yargı kararlarını tanımamak, partiyi teslim etmemek gibi saçma sapan bir eylem planıydı bu…

Oysa Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye için çok önemli… Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyetin varlığını sağlayan bir parti… Adının yolsuzluklarla, hileyle, şaibeyle anılmaması gereken bir parti…

1950 yılından bu yana iktidara gelememesini de, iyi çözümlemek gerekiyor… Hiç çekinmeden söyleyebilirim bunun nedenlerini… Geçmişte yapılan hatalardır! Ve Özgür Özel, yargı kararlarını tanımayacağını deklare ederek, geçmişte yapılan bu hataların üzerine tüy dikmiş durumdadır…

Sen bugün yargı kararlarını saymaz isen… İktidara geldiğinde ne yapacaksın? Bu sorunun cevabının verilmesi gerekiyor… Evet, belki adalet mekanizmasında aksamalar, kayırmalar oldu, oluyor!  Eleştirebilirsin… Ama sen “Yargı kararlarını tanımıyorum” diyemezsin…  O zaman halk İktidara sen geldiğinde, haklarını nasıl arayacağını düşünür hale gelecektir…

Yolsuzluk iddialarına karşı, mitingler düzenlemek, insanları sokağa dökmek, mahkemelerin görevlendirdiği kişileri partiye sokmamak gibi eylemlerle politika üretilmez… Kaos üretilir… Nitekim CHP bu işi başarmış gibi görünüyor… Ancak kaosla siyaset ne kadar yürür?

CHP’nin bu güne kadar iktidara gelememesinin en önemli nedeni, Tek Partili dönemde ortaya konan yönetim şeklidir.  Baskı, kaos, kayırmacılık, vergi sistemindeki rahatsızlıklar, iktidarın halkın sorunlarını anlayamaması, hukuksal haksızlıklar, 1960 darbesini sahiplenmiş şeklindeki tavır ve saire nedenler…   Aslında siyasi derslerle dolu bir dönemden bahsediyorum.

Şimdi tam travmalar halk tarafından neredeyse atlatılmışken…

20 ay gibi kısa bir sürede CHP’nin düşürüldüğü durum gerçekten çok acıdır… Bana, önünü görmekten aciz bir çok insan, “AK Partilisin” yakıştırması yaptı ve yapıyor hala… Gerçekleri yazdığım için.  AK Partili olmak suç değil ama, gerçek gazetecilerin partisi olmaz.  Bizim tarafımız doğruluktur… Doğruyu yazmalı, doğruyu söylemeli…  Doğruyu yapmalıyız!  Bu güne kadar AK Partiye tek oyum nasip olmamıştır… Ağır eleştiriler yazdığım gazete arşivlerinde mevcuttur… Ancak, yazdığım eleştiri yazılarının hepsine de cevap aldığımı söylemeliyim… Ancak; CHP’ye yaptığım her eleştiriye küfür, hakaret, gibi dönüşler olmasını da Atatürk’ün partisine yakıştıramadığımı ifade etmeliyim. CHP, çağdaşlığın, hoş görünün, güler yüzün partisi olmalıdır…

Para karşılığı yönetimi değiştirmek iddiası önemli… Bir milli güvenlik sorunu… Neden mi? Uluslararası güçler veya para babaları, kendilerine bir işbirlikçi siyasi figür bulup, finansman sağlayıp kurultaylarda yönetici atamaları bir alışkanlığa dönerse, biz bunun bugün önünü açarsak, YANİ SARI ÖKÜZÜ BUGÜN VERİR İSEK; Türkiye için bir varoluş tehditti değil midir?

CHPliler”e son sözüm…  CHP Şaibelerin partisi olmamalıdır… Doğruluğun, mertliğin, dik duruşun, gerçekçiliğin partisi olmalıdır…

İddialara “Mesnetsiz” deyip geçemezsiniz… Geçmemelisiniz… Gerçek neyse, onun ortaya çıkması için herkes elinden geleni yapmalı… CHP’yi feda edemezsiniz…

İlgili Haberler

URLA SİYASETİNDE KAOS İSTEYENLERE …

Mutlu Tuncer

O ARTIK EFE DEĞİL!

Mutlu Tuncer

Salgırgan Müteahhit nihayet savcılığa şikayet edildi…

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası