28.5 C
İzmir, TR
Eylül 20, 2026
ANASAYFAGÜNDEMTÜRKİYE

İZMİR’İ DE ANLAT KEMAL BEY!

CHP’DE SALI KRİZİ…

CHP Salı günü heyecanı yaşıyor… Kulis iddiaları hayli ilginç…  Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin içine sızmış FETÖcüleri tek tek belgeleriyle açıklayacağı iddiası ortalığı karıştırdı.  Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nın son günü partinin önünden halka hitap eden Kılıçdaroğlu “Aramızdaki FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum” demişti…

Peki Kılıçdaroğlu’nun koynunda beslediği FETÖcüler kim?

Bu konuşmadan sonra Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü gruba ne diyecek?  Daha doğrusu “Her şeyi anlatacağım”  vurgusu üzerinde duruyorum esasen…  Yarın parti grubunda konuşacak mı? Muhtemelen konuşacak… Acaba bilmediğimiz neler anlatacak?  İşte bu sorunun cevabını herkes merak ediyor…

Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından sonra, “Arınma” kelimesinin üzerinde çok durdu… Arınmak, çok önemli ve her kurumun aslında belli zamanlarda ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. Özgür Özel ve ekibi “Arınma” kavramına şiddetle karşı çıkıyor ve bunun bir siyasi operasyon olduğunu ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidarla iş birliği yaptığını  iddia ediyor.  Hatta, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hain ilan ediyorlar…  Bir anlamda arınmayı kabul etmiyorlar…  İtirafçı olanlara da “Alçaklar” gibi yakıştırmalarda bulunuyor… Halbuki itiraf edilecek bir şeyler varsa ve sen gerçekten temiz bir parti istiyorsan, bu itirafları önemsemelisin. Tabii yasa dışı eylemlerin içinde değilsen…

Peki gerçekte CHP’nin arınmaya ihtiyacı var mı?

Şiddetle var!  İvedilikle var… Aslında Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben Fetöcüler’i fark edemedim… Bunları yıllarca koynumda besledim. Bu yüzden CHPliler ’den özür dilerim” dedi ya…   Gerçekten fark edemediği için mi, yoksa parti temellerini attı.

Fethullah Gülen, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından arama ve yakalama kararının kaldırılması üzerine İzmir’den ayrılarak uzun süre kaçak bir hayat yaşadı.  Gülen, 1988 yılı boyunca İstanbul’da gizlendi ve faaliyetlerini burada sürdürdü.

1980’li yılların başında Anadolu’da farklı illerde dolaşan ve yakınlarının yanında saklanan Gülen, özellikle 1986 yılında Burdur/Isparta yolundan alınıp serbest bırakılma sürecinden sonra İstanbul’a yerleşti. 1988 yılında, dünyada bilinen ana merkez ve ikametgahı İstanbul’un Altunizade semti olmuştur. Bu arada İzmir’de büyük bir örgütlenme başlatıldı.

FETÖ/PDY’nin ilk özel eğitim kurumu olan Yamanlar Koleji, 1982 yılında İzmir’de Bozyaka’daki bir öğrenci yurdunun dönüştürülmesiyle kuruldu.  işletilmesine ise 1983 yılında resmi olarak başlandı. Okul daha sonra İzmir’in Bayraklı ilçesindeki Yamanlar Dağı eteklerine taşındı ve örgütün faaliyetlerinde üs olarak görev yaptı.

Örgütün temellerinin atıldığı ve darbe yapılaşmasında büyük önemi olan bu kurum, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı…

Bu örgütlenme, gerçekten çok tehlikeliydi… Bunların tehlikelerini yazan gazetecilerin başına olmadık şeyler geldiği biliniyor. Bunlardan biri de benim.  2012 yılında  okulun Gaziemir de de  bir şubesi açıldı.  Bu açılışı dönemin Kültür ve Turizm Bakanı yaptı. Ancak ilginç bir ayrıntı, gazetelere haber olmuştu. Bu açılışın kurdelesini kesenler arasında gazeteciler de vardı.

Yalnızca siyasi partilere değil, basına da el atmışlardı ve basın organizasyonu Yamanlar Koleji tarafından yapılıyordu. 7 Şubat Mit Kalkışması örgütün İktidara karşı giriştiği ilk operasyondu. Bundan bir ay sonra, Yamanlar Koleji, bir grup gazeteciyi, Vakıfları tanıtmak ve Fethullah Gülen ile görüştürmek üzere Amerika’ya götürdü. Gazeteciler Fethullan Gülen ile görüştüler, bu geziyi de sakladılar. Sonrasında vakıflarla ilgili İzmirli iş adamlarını onlarla iş yapmaları için özendiren yazılar yazdılar. Ardından da, yine Yamanlar Koleji’nin davetlisi olarak Afrika’ya gittiler… Okullar hakkında bilgi aldılar övgü dolu yazılar yazdılar.  Bunları yazarak haber yapan gazeteciler ise yıllarca adliyede süründürüldüler. İftiralara maruz kaldılar.

Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, Esnaf Birliklerine de el attılar. Bunlar Fetöcü işadamlarıyla tanıştırıldılar, kaynaştırıldılar. Bunu, Fetö örgütünün beslediği gazeteciler sayesinde yaptılar. Özellikle Narlıdere, Çeşme, Urla’da, Bayraklı’da, kısaca İzmir’in elit yerlerinde belediyelerle işbirliği içinde oldular ve belediyelerden rant projelerine yol vermesini istediler. Belediyeler onların isteklerini hemen yaparken, şikayetlere kulaklarını kapattılar.

Bunları şunun hatırlatmak istedim; Bu örgüt, siyasetin içinde ve halen siyaseti dizayn etme peşindedir.  Burak Oğuz davasında savcıların “Renklendirme” tespiti doğrudur.  Yani Fetö örgütü siyasi partilerin içine sızmakla meşguldür. Ve o partilerden birisi de CHP’dir…

Bu küçük hatırlatmadan sonra milyarlarca dolara hükmeden örgütün neler yapabileceği konusunda insanların bir fikir edinmesini istedim.

Kemal Kılıçdaroğlu, yarın muhtemelen grup toplantısı yapacak. Olağanüstü bir şey olmaz ise… Ben, iddialarının altını dolduracağı ve partisine yapılan sızıntıları bir bir açıklayacağı ve bu yapının partiye girişine vesile olanları isimlendireceği görüşündeyim.

Bence yapmalı ve İzmir için aklı parada olmayan, liyakatli adamlardan bir denetleme ekibi kurmalıdır.

İlgili Haberler

Eyüpsultan’da kan donduran cinayet kameralarda

Mutlu Tuncer

ÖZ HACI BABA KEBAPÇISI GİBİ… CHP ÖZ İZMİR İL BAŞKANLIĞI DA VAR…

Mutlu Tuncer

Bakanlıktan İzmir’e Rekor Ceza: İZSU’ya 8,3 Milyon TL İdari Yaptırım

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası