Kasım 7, 2026
ANASAYFA

BİR HALİT KAKINÇ GEÇTİ DÜNYADAN…

kakinc

Bazı insanları asla yaşanmaz, ona bir şey olmaz sanırız…

Sevdiğimizden tabii…

Mesela ben merhum babama ölümle hiç bağdaştıramazdım… Aklımın ucundan bile geçirmek istemezdim… Babam benim için insan üstü bir adamdı…  Ama kaybettim işte… Çünkü dünya böyle…

Geçtiğimiz gün aynı hisleri yaşadım…

Sevgili Halit Kakınç’ı kaybettiğimi duyduğumda… İnsanların hayatında böyle yaşlanmasını, ölmesini kabul edemeyeceğimiz çok az kişi vardır…

Ölüm; oysa ne kadar doğal bir şey…

Merhum Babam, ölümün “İnsan için yeni bir başlangıç olduğuna” inanırdı… Ve şöyle derdi:

“Ölüm, eskimiş bedenin sahibine iadesidir. Yeni bir başlangıç yapmasıdır”

Babam, ardında bir dolu dile çevrilmiş 200’e yakın kitap bıraktı…  İnsanlara yaptığı binlerce iyiliği ile gitti Tanrı’ya…

25 yılı aşkın zamandın gazetecilik yapıyorum.

Bir çok insanla çalıştım…  Tercüman’ın İzmir Bürosu’nda çalışırken tanışmıştım onunla… Günaydın’a gelmişti Yazı İşleri Müdürü olarak. İzmir ziyaretinde beni ve birkaç arkadaşımı görüşmeye çağırdı… Bizi Günaydın Çatısı altına almak istemişti… Onu görür görmez sevmiştim ama; Günaydın’da çalışmak niyetinde değildim… Sonra Yeni Asır’a geldi, yazı İşleri Müdürü olarak… Yollarımız burada kesişti…

Eşi Zeynep Kakınç’ı da tanıdım… Birbirinden iyi iki insandılar ve birbirlerine çok yakışıyorlardı…  Meslek hayatımda tanıdığım en iyi, en neşeli insandı… Her şeyden önce, adam satmayan, dürüst, yalan söylemeyen bir insandı. Egoları yoktu… İnsanları severdi. En sinirli olduğu anlarda bile, sakin ve sevecen olurdu. Ayrıca tanıdığım en iyi milliyetçilerden biriydi… Yolundan hiç sapmadı. İyi bir baba, iyi bir eş ve ağaçlar gibi sağlam bir arkadaştı…

BİR ANI

Onunla yüzlerce anım var… Ama en sevdiğimi aktaracağım size:

Bir gün, gazetede araç kalmamış ve Benim foto muhabiri arkadaşımla Cumaovası’na gitmem gerekiyor… Hava alanına… Araba yok… Taksi çağırmak istedik. Taksi de yok. “Dur len… Ben Halit Ağabey’in arabasını alayım” dedim. Çok gencim, bize kim araba verir?

Gittim, “Halit Ağabey, arabanın çekilmesi gerekiyor” dedim. Çıkardı, anahtarı uzattı… Atladık, bastık doğru Cumaovası’na… İşimizi bitirdik, dönüşe geçeceğiz.. Şeytanın işi yok derler ya… Geri geldi hızla manevra yaparken arka tarafına dev bir bariyere çarpmaz mıyız? Tampon yerlerde sürünüyor. Aldık koparttık, attık. Tamiri mümkün değil.

Suratlar beş karış, geldik gazeteye… Halit Ağabey, haldır haldır bilgisayarda çalışıyor. “Abi” dedim… “Senin araba ile izin almadan Hava Alanına gittik”

“-İyi halt ettiniz” diye cevap verdi…

“Ama abi bu kadar da değil…”

“B…nu çıkartma, ne var söyle işim çok”

“Abi geri geri giderken senin arabayı çarptık, tamponu çıkarıp attık”

Hiç istifini bozmadan:

“İyi… Yürüyor mu araba?”

“Yürüyor abi, sadece arka tamponu yok”

“Tamam.. Yürüyorsa Si… et”

İşte böyle bir adamdı Halit Ağabey… Adamdı… Adam gibi… Ben hala ona ölümü yakıştıramıyorum…  Ama ölümün sonrası da olduğuna inanıyorum… İnşallah bizi duyuyordur. Senden bırak mesleği, ağabeylik nasıl olur onu öğrendik be!  Birbirini yiyen insanların olduğu gazetelerde dostluğu öğrettin bize…

İlgili Haberler

ÖZGÜR ÖZEL’İ KAÇ MİLLETVEKİLİ SEVİYOR?

Mutlu Tuncer

AKLANAN HERKESİN BAŞIMIZIN ÜZERİNDNE YERİ VAR!

Mutlu Tuncer

KENDİSİNİ YALANLAYAN İTİRAF AÇIKLAMASI…

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası