Bu ismi ortalığa dökülen mesajlarından öğreniyoruz. Yasak aşkı, ona böyle hitap ediyor: “Azgın Boğam”
Boğa yakalandı… kendi yazdığı ve yaydığı erotik mesajlar onu ele verdi… Bizim Azgın Boğa, şimdi Oturan Boğa… Türk polisine ifade veriyor. Birkaç güne kadar hakim karşısına çıkacak.
Ne diyecek sizce?
“Yalan, hesaplarımızı kopyalamışlar. Bu kadını tanımıyorum. İddiaları kabul etmiyorum. Siyasi bir operasyon bu… Montaj bunlar”
Biz de onu diyoruz zaten… Montaj yaparken bo… nu çıkartmışsın. Seni gidi, eski mıııhtar…
İddialar doğru ise… Bir insanın rayından çıkmasının en çarpıcı örneğidir İlkay Çiçek…
Oturduğu koltuğun ağırlığını kaldıramayan bir şahsiyet. Halkın verdiği görevleri yapacağına, “Donumu nerede çıkartsam” diye düşünüyor demek ki…
Şimdi asıl mesele ne biliyor musunuz?
Bunlar siyasi operasyon filan değil… Bunlar devletin kokuşmuş, başıboş bırakılmış, suç örgütleriyle mücadelesi…
Basın yazmıyor… Ortalık “Yazarım haa” diyen ama yazmayan gazeteci müsveddeleri ile dolu. Bakın sosyal medyaya… Dijital gazetelere… Gazetecilikle ilgisi olmayan bir dolu insanın kurduğu Youtube televizyonu, haber siteleriyle dolu. Hepsi belediyelere yapışmış, “kimi sıkıştırıp, kimden ne koparırım” diye birbirleriyle yarışıyor. Basın ilan Kurumu, belediyeler gazete denen o sahte kuruluşların geçim kaynağı. Bir de korsan platformlar var… Karalama yapıp para kazanıyorlar. Haklarında suç duyuruları yapanlar dağ gibi… Ortalığı boş bulmuşlar, istedikleri adama isimsiz paylaşımlarla çamur atıyorlar. Toplumun huzurunu kaçırıyorlar. Ama yakalanamıyorlar… Nedenini bilmiyorum. Mesela o televizyonların, haber sitelerinin paralarının kaynağını miç mi merak etmiyor devlet?
Bu tür hem eğitim bakımından, hem kişilik bakımından yetersiz adamların böylesi cüretlerle at koşturmasının bir nedeni de basının geldiği durum. Ama en büyük sorumlu, bu adamları halka danışmadan, belediye başkanlığı koltuklarına oturtanlardır.
Çok değil, birkaç ay önce her türlü rezaleti “Siyasi Operasyon” olarak halka duyurup, tepki yaratıyorlardı. Bunlar siyasi operasyon filan değil. Bunlar Devlet’in suçla mücadelesi… Gecikmiş, “Siyasi operasyon” söylemlerinden rahatsız olan devletin geciktirdiği operasyonlar… Neden? Bıçak kemiğe dayandı da ondan…
İlkay Çiçek önümüzde duran son örnektir. Aslında bir yıl önce, onun pervasızlığını yazmıştım. Bölgedeki altın madeninin emrinde olduğunu açıklayan, kimsenin uyarılarını dikkate almayan bu arkadaşa “Böyle giderse, sen bu koltukta fazla oturamazsın” demiştim. Yine haklı çıktım…
Bir belediye Başkanı nasıl bu kadar rayından çıkabilir?
Bakın, 16 yaşında bir kıza sarkıntılıktan tutuksuz yargılanan belediye başkanı CHPli… Kızcağız, şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti… Otel odasında don paça basılan belediye başkanı CHPli… Oğlunu eski sevgilisiyle evlendirenden tutun da, sevgililerine evler, arabalar alan zamparalara kadar her şey biliniyor. Tabii bunlarla birlikte olan kadınlara da bir iki söz söylemek gerek ama, yeri değil.
Demem o ki; yapılan aday belirleme işlerinde bir yanlışlık var. Bunları kim belediye başkanı seçtirdiyse, çıkıp halka açıklama yapmak zorunda.
Son örnek İlkay Çiçek. Koskoca Parti’nin belediye başkanı yapacağımız İlkay Çiçek’te ne buldunuz? Hangi özelliklerinden, başarısından bu arkadaşı belediye başkanı yaptınız?
Hadi bakalım… Ne diyeceksiniz?
“Başka partilerde de var bunlardan” demek mazeret değildir. Sende olmayacak. Mesele bu…
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku