Cemil Tugay CHP’den istifa etmişti… Daha önce Yeni Parti ile yoluna devam edeceğini açıklamış, sonra da “bağımsız” kalmayı tercih ettiğini duyurmuştu… İlk etapta, AK Parti’ye geçeceği yolundaki söylentileri önce reddetmiş, sonraları da bu iddialara cevap vermeme yolunu seçmişti.
AK Parti, İzmir’i çok istiyor… Cemil Tugay’a süreç içinde aracılar gitti, geldi… Belli ki, şartlar konuşuldu… Ben, daha önce “İzmir Cemil Tugay sayesinde AK Partili Oluyor” diye yazmıştım. Olur mu, olmaz mı tartışmaları sürerken… İki gün önce, haberi geldi. Evet Cemil Tugay iki hafta içinde AK Parti’ye geçiyor…
Ancak Kurultay davasında Cemil Tugay’ın da içinde bulunduğu 12 sanık hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ayrıca Cemil Tugay hakkında Siyasi yasak getirilmesi istemi de var…
Cemil Tugay, aldığım bilgiler doğruysa demeyeceğim; çünkü doğru olduğuna inanıyorum… Peki; AK Parti’ye geçince ne olacak?
İşte önemli soru bu… Davaları kapatılacak mı, beraat mi ettirilecek? Hazırlanan iddianamedeki suçlamalar düşecek mi? Yani bugüne kadar “Davalar siyasi” diyenler haklı mı çıkacak?
Dava 21 Ekim’e ertelenmişti. Merak ettiğimiz soruların cevaplarını dava sonuçlandığında alacağız elbette. Ancak Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesi, en başta AK Partiye zarar verecektir. Hele ki; Kurultay Davasında apar topar beraat ederse, davaların siyasi olduğunu pompalayanlar “İşte gördünüz” demez mi?
Evet, Cemil Tugay’ın yasal olarak CHP’den istifa etmek gibi bir seçeneği var… Evet istediği partiye geçmesinde yasal bir engel yok… Bütün seçenekler ona yeşil ışık yaksa da; İzmirliler’in yaktığı kırmızı ışık ne olacak?
Cemil Tugay, esasında başarılı bir Büyükşehir Başkanı değil… Aslında Karşıyaka’da da vazgeçilmez bir başkanlık dönemi olmadı. İzmirliler onu hangi partiye geçerse geçsin, seçer mi? Bana sorarsanız hayır! Peki AK Parti’nin bu geçişten ne fayda göreceğini sormak lazım mı? Sormaya gerek yok! Çünkü cevabı ortadadır. Seçimlere kadar AK Parti rozetiyle İzmir’i yönetirler, sonrasında kaybederler. AK Partili olduğu için değil, Cemil Tugay olduğu için kaybederler.
Aslında İzmir için hep yazarız ya; “CHP’nin kalesi” filan deriz. Ama gerçek öyle de değil… İzmir seçmeni esasında bilinçli bir yol izliyor seçimlerde… Mesela, Osman Kibar Adalet Partiliydi… Geçtiğimiz gün kaybettiğimiz Burhan Özfatura ANAP’lıydı, sonra DYP’ye geçti ve yeniden seçildi…
1960 yılında Rebii Başol seçilmeden, atama ile belediye başkanı olmuştu. Ardından CHP’den adaylığını koydu, ancak Adalet Partili aday, Osman Kibar fark atarak seçildi. 1973 yılına kadar başkanlık koltuğunda oturan Osman Kibar, 1973 seçimlerinde CHPli İhsan Alyanak’a kaybetti… Alyanak 7 yıl belediye başkanlığı yaptı. Araya 1980 darbesi girdi. Cahit Günay ve Ceyhan Demir o yıllarda görev yaptılar. Tabii ki atamayla geldiler. 1984 yılında ise, demokrasiye geçildi ve yine sağ parti ANAP’ın adayı Burhan Özfatura başkan oldu. İkinci döneminde ise, DYP’den yeniden seçildi. 1989 yılında Sosyal Demokrat Halkçı parti’den gelen Yüksel Çakmur Dönemi başladı. 1999’da Demokratik Sol Partili Ahmet Piriştina, 2004’de ölümü nedeniyle belediye meclisinde seçilen Aziz Kocaoğlu, 2019 yılına kadar görevde kaldı. 2019 yılında Tunç Soyer göreve geldi… Bir kez daha aday gösterilmedi ve Cemil Tugay’a koltuğunu devretti.
Gördüğünüz gibi, İzmir seçmeni, kendisine hizmet eden veya edecek olduğuna inandığı kişileri seçiyor. Yani İzmirliler öyle çok parti meraklısı değiller… AK Partiye oy vermemelerinin nedeni ne olabilir? Onu da parti düşünsün.
Mesela, Cemil Tugay, AK Parti’ye bir şey getirir mi? Bu geçiş, iyi mi olur?
YAVAŞ, YAVAŞ YAVAŞ AK PARTİ’YE Mİ GİDECEK?
“Ankara’da şok etkisi yaratan istifa” diye yazdı gazeteler… İyi ama ben bunda şok olunacak bir durum göremiyorum… Yani beklenilen gelişmeydi. Ardından bir çok ilçe belediye başkanlarının istifası da şaşırtıcı değil. Daha da istifalar olursa, buna da şaşırmamak gerek!
Mansur Yavaş, AK Parti’ye mi geçecek? Ben yoluna bağımsız olarak devam edeceğini öngörüyorum. Kendisi de birkaç kez bağımsız kalacağını söylemişti. Evet, siyasette rüzgarlar ani değişimlere açıktır ama; yine de ben Mansur Yavaş’ın AK Parti’ye geçeceğini düşünmüyorum. CHPlilerin Yavaş’ı Saray’a gittiği için eleştirmelerine gelince:
Bir Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı’nı ziyaret etmesinde ne sakınca olabilir? Bence geç bile kaldı… Seversiniz, ya da sevmezsiniz… Erdoğan bu ülkenin şu anda Başkanı’dır. Saraya gittiği için Mansur Yavaş’ın topa tutulması neden? Bu ne aymaz bir siyasi anlayıştır?
Başa dönelim… Cemil Tugay’ın bir iki hafta içinde AK Partili olacağı ihtimaline yüzde 80 gözüyle bakıyorum. Ancak Mansur Yavaş’ın Saray ziyaretinden “AK Parti’ye geçiyor” çıkarımını yapmak, ne kadar doğru? Bu soru aklımızda kalsın!
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku