ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin,
büro yönetim elemanı Aydın Aydemir,
inşaat mühendisi Okan Aktaş ile
işletme sahipleri Yücel Güngör, Metin Akpınar ve
emlakçı Şahin Özer yakalanarak gözaltına alındı.
Bana kalırsa; Ak Parti’ye geçmesiyle, Yeni Parti’ye veya bir başka partiye geçmesi arasında pek farklılık yok. Ancak; tercih, iktidar partisi olduğunu biliyoruz… İşte bu da bazı soruların cevap bulması zorunluluğunu ortaya koyuyor.
Burada en çok takıldığım konu; CHP Oylarıyla seçilip, Ak Parti’ye geçiş de değil… Evet siyasi olarak bana etik gelmiyor ve halkın iradesinin el değiştirmesi çok da hoş değil…
Evet ama; Cemil Tugay diyor ki; “İzmir’i çok güzel günler bekliyor”
Yani, hizmetler akacak mealinde bir söz bu…
Peki; AK Parti, hizmet götürmekte kendi partisini kayırıyor mu? İşte takıldığım konulardan birisi bu… Yani Sayın Cumhurbaşkanımız; “Parti değiştirmeyin, ben her ile, her ilçeye hizmette sınır tanımam, neyse ihtiyaçlarınız karşılarız” diyebilirdi.
Bir başka soru daha var kafamda…
Cemil Tugay, Kurultay Davasında yargılanıyor. Yani Sanık!
Peki bu geçiş, 21 Ekim’deki davayı nasıl etkiler? Ya da etkiler mi? Etkilemez ise, Savcının istediği siyasi yasak mahkeme tarafından verilirse ne olur?
Suçsuz bulunur da, apar topar beraat ederse, “Yargı siyasallaştı” diye avaz avaz bağıranlar halka “İşte biz dedik. AK Partiye geçen mahkemelerden kurtuluyor” demezler mi? Velev ki; hakkıyla beraat etmiş olsa bile, bu durumdan Yeni Parti kendince böyle bir sonuç çıkarsa haksız mı olur?
Doğrusu; ben ne yapılmak istendiğini anlamış değilim. Halkın da anladığını zannetmiyorum. Ancak yorumlar, ille de AK Parti’nin aleyhine olacak gibi görünüyor. Yani bana sorarsanız, bu geçişler AK Parti’ye hiçbir kazanç sağlamayacaktır.
Yargının siyasallaştığı yolundaki söylemlere katılmıyorum. Yapılan operasyonlar, ortaya çıkan rezaletler bilinen ve halk arasında zaten konuşulan işlerdi.
Burada bir soru daha geliyor aklıma… Bunları Kim getirip aday yaptı? Biz İzmir’de bas bas bağırdık. CHP’nin güçlü olduğu, içi boş bir ceket koysa kazanabileceği yerlere bu adayları kim atadı?
Bu sorunun kimsenin aklına gelmediğini sanmayın. Mesela Kurultay Davası, tamamen CHP’nin içinden çıkmış, politik bir hesaplaşmanın ürünüdür. Bugün AK Parti’ye geçen Cemil Tugay da sanıklarından birisidir.
Ne olacak şimdi? Oysa bunun yolu, Cemil Tugay’ın mahkemesinin bitmesinin beklenmesi değil mi?
Tekrar edeceğim;
AK Parti, bir çok belediye başkanının saflarına katılmasını kabul etmesi ile siyasi bir hata yapmıştır. Halkın gözünde, belediye başkanları “Suçlu ki AK Parti’ye geçiyor” gibi bir şüpheye düşmüşlerdir.
“YA HAPSE GİR, YA DA AK PARTİ’YE GEÇ”
Şimdi ahali; belediye başkanlarının baskı altına alındığını düşünmez mi? Elbette muhalefet de bunun üzerine gidecektir. Siyasi bir yargının iş başında olmadığını göstermek zorundadır AK Parti… Evet CHP de Özgür Özel ve avenesinin aday olarak koyduğu isimler tartışmalıdır. Evet, CHP Genel Merkezi’nde akçeli işler dönmüştür. Belediye Başkanları para isteyen yönetime akar sağlamak için işadamlarından para toplama yolunu seçmişlerdir. Görünen budur. Bir başka değişle, liyakatsiz bir dolu insan, belediye başkanı yapılmıştır ki; isteklere itiraz etmesinler. Uşak Belediye Başkanından helikopter bile istediği açıklanmıştır Özgür Özel’in… Adaylıkların parayla satıldığı iddialar arasındadır.
Bunca rezaleti ortaya çıkaranlar şimdi YENİ PARTİ çatısında altında alternatif CHP olarak muhalefet yapmaktadır. Bir soru daha:
Özgür Özel, operasyonlarda haklarında bin bir delil ortaya çıkarılan bu insanları sen aday yapmadın mı? Acaba suç işlemelerinde o zaman CHP’de şimdi Yeni Parti’de olan yöneticilerin dahli yok mu?
BİR GARİPLİK DE ÇEŞME’DE…
Bu sabah İzmir’in Çeşme İlçesinde Belediyeye yönelik bir operasyon yapıldı. “Suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma, rüşvet, irtikap ve resmî belgede sahtecilik” suçları isnat edilen belediye görevlisi 8 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın bir temizlik işçisinin delil niteliği taşıyan evrakları imha edeceği yolunda istihbarat alınması üzerine gerçekleştirildiği iddia ediliyor.
Burada da merak ettiğim konu şu: Belediye Başkanı’nın bilgesine bile başvurulmuyor… Acaba neden?
Bir belediyede bunca yolsuzluk iddiası varsa, belediye başkanı bu işe ne diyor? Belediye’de bunca yolsuzluk oluyorsa, belediye başkanının haberi niye yok?
Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl, ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin, büro yönetim elemanı Aydın Aydemir, inşaat mühendisi Okan Aktaş ile işletme sahipleri Yücel Güngör, Metin Akpınar ve emlakçı Şahin Özer yakalanarak gözaltında.
Biz tabii ki, kimsenin gözaltına alınmasını filan istiyor değiliz. Ama bir belediyede bunca yolsuzluk ortaya çıkarken, adliyenin Belediye Başkanı’nın bilgisine başvurması gereksiz mi? Sadece bunu merak ettik.
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku