Urla Atatürk Kültür Merkezi, Yılmaz Karakoyunlu’nun edebiyat ve siyaset alanındaki katkılarını anmak için düzenlenen özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Duygusal anların yaşandığı gecede, onun düşünceleri, eserleri ve Urla’ya duyduğu derin bağlılık vurgulandı.
Anlamlı Bir Anma Töreni
Türk edebiyatı ve siyaset sahnesinin kıymetli isimlerinden biri olan, aynı zamanda geçmişte Devlet Bakanı olarak görev yapmış Yılmaz Karakoyunlu, Urla’da gerçekleştirilen bu etkinlikle yad edildi. 2014-2019 yılları arasında Urla Belediye Meclis Üyesi olarak da görev yapan Karakoyunlu’nun fikirleri ve eserleri, şiirler, müzik performansları ve konuşmalar eşliğinde anıldı.
Çok yönlü bir kişilik
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Prof. Dr. Suat Çağlayan, Yazar İbrahim Yüncü ve Kent Koleji Kurucusu Hızır Murtezaoğlu, Karakoyunlu’nun çok yönlü kimliğini ele aldı. Konuşmalarda, onun topluma kazandırdığı eserler, hitabet gücü ve eğitime verdiği önem öne çıktı.

“Fikirleri ve hizmetleriyle ölümsüzleşti”
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, açılış konuşmasında Karakoyunlu’nun Urla’ya olan sevgisini hatırlatarak, “O hayatın faniliğini bilerek yaşadı ancak eserleri, fikirleri ve hizmetleriyle ölümsüzleşti. Urla’nın gelişimi için büyük katkılar sundu, bilgeliği ve entelektüel bakış açısıyla bizlere ilham verdi. Onun mirası, kentimizin hafızasında daima yaşayacaktır” dedi.
“Konuşmaları adeta bir musiki gibi akardı”
Panelde söz alan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Karakoyunlu’nun konuşmalarındaki etkileyici üsluba değinerek, “Türkçeyi büyük bir ustalıkla kullanırdı. Konuşmaları adeta bir musiki gibi akardı” ifadelerini kullandı. Yazar İbrahim Yüncü ise Karakoyunlu’nun Urla’ya duyduğu derin sevgiyi hatırlatarak, “Urla’da gömülmek istediğini dile getirmişti. Gönlü hep burada kaldı” dedi.
Gecede, Ulvi Puğ’un şiir dinletisi ve sanatçı Derya Derin’in müzik performansı katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlik, tüm salonun hep bir ağızdan söylediği İzmir Marşı ile noktalanırken, Karakoyunlu’ya duyulan sevgi ve özlem bir kez daha güçlü bir şekilde hissedildi.

