14.6 C
İzmir, TR
Nisan 23, 2026
GENELİZMİR

Hukukun Yok Sayıldığı Bir Dönemdeyiz!

İzmir Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, “Hukukun fiilen yok sayıldığı, demokrasinin ortadan kaldırıldığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi kavramların artık kimseyi gülümsetmediği, aksine alay konusu olduğu bir dönemden geçiyoruz” dedi.

İzmir Adliyesi C Kapısı önünde yapılan açıklamada, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ve Stajyer Avukat Temsilcisi Sıla Çelik konuşmalarını gerçekleştirdi. Başkan Yılmaz açılış konuşmasında, hukukun üstünlüğü, avukatlara yönelik artan şiddet olayları, genç avukatların karşılaştığı yapısal sorunlar, insan hakları ihlalleri ve barolara yönelik yargı müdahaleleri gibi önemli gündem maddelerine dikkat çekti.

“Korku nedeniyle nefes almanın bile imkansız hale geldiği bir toplum yaratılmak isteniyor” 301 gencin demokratik haklarını kullandığı için cezaevine gönderildiğini belirten Yılmaz, “En ufak bir muhalif görüşün bile şiddetle, yargı baskısıyla cezalandırıldığı, korku nedeniyle nefes bile almanın imkansız hale geldiği bir toplum yaratılmak isteniyor. Milletvekili bir avukat meslektaşımız, Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi kararına rağmen cezaevinde tutulduğu, anayasa mahkemesi kararlarının tanınmadığı, siyasetten bağımsız bir yargılamanın neredeyse hayal olduğu bir karanlık dönemi yaşıyoruz. Türkiye tarihinde ilk kez bir baronun, İstanbul Barosu yönetiminin hukuki dayanağı olmayan, yalnızca savunmaya gözdağı vermek amacıyla açılmış bir davayla görevden alındığı, görevlerini yerine getirdikleri için haklarında hızla ceza soruşturması başlatıldığı ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fırat Epözdemir’in daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş bir dosyanın tekrar açılarak cezaevine konulduğu bir süreçten geçiyoruz. Tahir Elçi’lerin herkesin gözü önünde katledilip tüm sanıkların beraat ettirildiği, Ebru Timtik’lerin adil yargılama için başlattığı ölüm orucunda hayatını kaybettiği, Selçuk Kozağaçlı’ların, Selahattin Demirtaş’ların hukuk skandalı davalarla cezaevlerine konulduğu bir ülkede yaşıyoruz” dedi.

“Avukatsız bir yargı sistemi hayali kuranların dönemindeyiz” Hukukun hiçbir şekilde işlemeyen bir ortamda avukatlık yaptıklarını vurgulayan Yılmaz, “Açık bir cezaevine dönüşen, hukukun neredeyse sıfırlandığı, en temel demokratik taleplerin bile şiddet ve hapishane ile bastırılmaya çalışıldığı, kayyum uygulamalarının sıradan bir hal aldığı, 35 yıllık diplomaların bir gecede iptal edildiği, siyasi rakiplerin sabah operasyonlarıyla hapse atıldığı; tüm bu olaylara karşı ses çıkaranların ise terörist olarak damgalanarak soruşturma ve tutuklama ile susturulmaya çalışıldığı, hiç kimsenin can ve mal güvenliğinin kalmadığı bir ortamda avukatlık yapıyoruz. Meslektaşlarımıza karşı ekonomik ve fiziksel şiddetin sistematik hale geldiği, baroların hak ihlallerini tespit etme çabasıyla görevlendirilen meslektaşlarımızın, avukat oldukları bilindiği halde gözaltına alındığı koşullarda; imkan bulsalar tüm savunma makamını ortadan kaldırmayı hedefleyen ve avukatsız bir yargı hayaliyle yaşayanların iktidarında avukatlık yapıyoruz” şeklinde konuştu.

“Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığımızı sürdüreceğiz!” Yılmaz, avukatların yalnızca hukuki sorunları çözmekle kalmayıp, aynı zamanda demokratikleşme ve hak mücadelesinde de kritik bir rol oynadığını belirterek, “Mememen Cezaevi’nde darp edilen gençlerimiz için gösterilen çaba da, bir kanunun değiştirilmesi için verilen emek de aynı derecede önemli” ifadelerini kullandı.

İzmir Barosu avukatlarının toplumsal olaylara gösterdiği birlik ve dayanışmaya değinen Yılmaz, bu dayanışmanın yalnızca gözaltına alınan bireyler için değil, tüm Türkiye için bir umut kaynağı olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığımızı her koşulda sürdüreceğiz” dedi.

“Bir meslek örgütü, en zayıf üyeleri kadar güçlüdür!” Konuşmasını yapan Stajyer Av. Sıla Çelik, yalnızca sorunları dile getirmek için değil; mücadeleyi büyütmek ve kamuoyuna açık bir çağrı yapmak için toplandıklarını belirtti. Çelik, “Stajyer avukatlar yasal olarak mesleğe hazırlık sürecinde olmalarına rağmen, fiilen ücretsiz ve güvencesiz bir şekilde çalıştırılmaktadırlar. Sabah akşam dava dosyası hazırlayan, duruşmalara katılan stajyerler, emeğinin karşılığını alamıyor. Bu görünmeyen emek, sistematik bir istismar halini almıştır. Ofislerde veya şirketlerde ücretli çalışan işçi avukatlar, düşük maaşlar, sigortasızlık ve mobbing gibi sorunlarla karşı karşıya. Baroların etkin denetim yapamaması nedeniyle işçi avukat mücadelesi, bireysel çabalarla sınırlı kalmaktadır. Ama unutmamalıyız ki, bir meslek örgütü, en zayıf üyeleri kadar güçlüdür” şeklinde konuştu.

“HMGS: Eşitlik değil, ayrıcalık sınavı” Çelik, “Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) gerekçesiyle getirildiği belirtilse de; kurslara bağımlılık nedeniyle ekonomik eşitsizlik ve sınıfsal bir engel yaratmaktadır. Gerçek çözüm, hukuk fakültelerinin sayısının azaltılması ve nitelikli eğitim kadrolarının oluşturulmasıdır” dedi.

Çelik, genç avukatların taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Stajyer avukatlara ücret ve yasal statü sağlanmalı
  • HMGS kaldırılmalı, hukuk fakültelerinde nitelik artırılmalı
  • İşçi avukatlar için denetim ve yaptırımlar uygulanmalı
  • Genç hukukçular karar süreçlerine dahil edilmeli
  • Baro iradesine yargı baskısıyla müdahale edilmemeli

Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Stajyeriz, işçiyiz, yeni mezunuz… Ama susturulamayacak kadar çoğuz. Bu mesleği yoksulluk ve güvencesizlikle değil; dayanışma ve mücadeleyle sürdüreceğiz. Avukatlar tarih boyunca köle kullanmadılar; ama hiçbir zaman efendileri de olmadı.”

İlgili Haberler

Ege’ye Kavurucu Sıcaklıklar Geliyor!

Mutlu Tuncer

İzmir Alsancak’da Özge Ceren ve İnanç Öktemay’ın öldüğü gün 1 kişi daha akıma kapılmış

Mutlu Tuncer

İzmir’e Kar Sürprizi! Valilikten Açıklama Geldi

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası