Bir acemi çete, saklandıkları kuburdan, şimdi de milletvekillerine, bakanlara sallıyorlar… Boşnakça ana avrat küfürler… Hadi bizim halkımız böyle toplara girmez ama, sever böyle tartışmaları… Herkes saldırganları izliyor merakla… Acaba bu gün ne yazmışlar diye… Ne yazacaklar?
Küfür ediyorlar, iftira atıyorlar… Bizim halk sever de… Savcılarımız, soruşturma açtı mı? Bu adamların ucunun Urla’da olduğu biliniyor. Bakanlara, milletvekillerine de hakaretler etmeye başladılar! Belediye Başkanına, gazetecilere, bazı(!) Esnaf Odası adaylarına, onların yakınlarına, arkadaşlarına ağıza alınmayacak küfürler savurup, tehdit ediyorlar! Adliye’ye gittik, bir saat sonra “Sıkıştılar çareyi adliyede arıyorlar” diyerek bizi takip ettiklerini düşündürüyorlar! Devletle alay eder gibi… Adliyeye gitmeyip nereye gitmeliydik?
Ben de ayrıntılı bir dilekçe vereceğim delilleri topluyorum… Hani adalete yardımcı olmak adına… Yorulmasınlar diye. Teknoloji çağında, Urla’da büyük olaylara sebebiyet verebilecek (!) paylaşımlar yaparak, insanları tahrik eden, milletin namusuna leke çalan, bakanlara milletvekillerine söven, isimsiz soytarıların kim olduğunu tahmin etmek için alim olmaya gerek yok! Bakın söylüyorum… Bir büyük kavganın sebebi olursa bu korsanlar, “Biz demiştik” demek istemiyorum.
Efendim bir olayın izahı yapılamıyorsa en güzeli mizahını yapmaktır der erenler!
Bizim naylon korsanlar diyor ki;
“Mutlu Tuncer insanları tehdit ediyor. (Sana kadın elbiseleri giydireceğim) diyor. Ama biz ona jartiyer giydireceğiz”
Ben acık(!) kiloluyum… Rejim yapıyorum ama, uzun sürer. Siz en iyisi reisinize giydirin o jartiyeri. Hatta sizin çetenin ismi de JARTİYER TERÖR ÖRGÜTÜ olsun… JTÖ… Sizi bu yola sürükleyen o bilinçsiz adamın söylenene göre kilosu müsait… Demek ki, fantezi dünyası da oldukça geniş…
Ama unutmayın çocuklar… Eninde sonunda adaletin eli yakanıza yapışacak ve hapishane hücreleri fantezi dünyanız kadar geniş değil… Bir çoğunuzun genç olduğunu biliyorum. Sabıkalı olacaksınız. Devlet dairelerinde iş bulamayacaksınız. Özel sektör sizleri yüz kızartıcı suç işlediğiniz için kapısından sokmayacak… Ne kötülük ediyorlar size bunu görmenizi bekliyorum… Bu işleri isminizi saklayarak yaptığınız için cezanız katlanacak… Senelerce hapis yatacaksınız. Kim için?
Bakın fiilen kaçak durumda olduğunuzu anlamışsınız ki; “Mutlu Tuncer’in niyeti bizi içeri tıktırmak ve sonra da (Bakın ben yaptım) demek” diye alenen aklınızdan geçerleri yazıyorsunuz.
Ama doğru değil… Mutlu Tuncer yapsa yapsa sizi doğru yola çekmeye çalışır. Gelin teslim olun… Sizleri bu işe karıştıran adamdan şikayetçi olun… Geleceğinizi yakmayın… İnsanları tehdit ediyorsunuz… Hakaretler yağdırıyorsunuz. Halkın bir bölümünü diğerine düşman edecek dezenformasyon pompalıyorsunuz. Samimi olarak söylüyorum. Üç-Beş tane kendini bilmezin kurbanı olmayın! Babanız bile olsa bunları yapmaya sizi teşvik eden, bilin ki yarın mahkemede “Benim haberim olmadan yapılmış” diyecek. Yurt dışındaki tanıdıkların, ahbapların hesap açması veya oradan bu işlerin yürütülmesi önemli değil. Bakın Sayın Adalet Bakanı geçtiğimiz günlerde açıkladı… “Hiç kimse bundan böyle sosyal medyada klavye şövalyeliği yapamayacak” dedi… Siz devlet ile karşı karşıya geliyorsunuz. Sanıyor musunuz devlet alay eder gibi sosyal medyadan herkesi karalamanıza izin verecek?
Bunları neden yazıyorum?
Devletin eli uzun… Her yere ulaşır. Bulunmama şansınız hiç yok! Gelin bu işlere sizi kim bulaştırdıysa, ben bazı şikayetleri geri aldıracağım… Şikayete bağlı suçlar için tabii… Ama kamu davası da açılacaktır elbette… O da mahkemelerin taktirine kalmış…
Evet dostlar… Benim Arkamda Bakan ve savcı ağabeylerim varmış. Bu arada korsanların ne demek istediklerini anlamak için uğraş veriyorum… Birkaç defa okuyorum… Türkçe anlatım haliyle bozuk… Eğitim seviyesi hem kullandıkları dilden, hem de zihninlerinden geçenlerden anlaşılıyor. Eminim bu işi taş çatlasın 10 bin liraya yapıyorlardır. İş güç yok… Şu anda fiilen kaçak durumdalar. Ama kökleri Urla’da… İş savcılığın, emniyetin takibine kaldı. Ha bir de Adalet Bakanı’nın göreve başladığı zaman “Artık kimse klavye şövalyeliği yapamayacak” sözlerini de hatırlatalım… İşte Urla’da yapılıyor… Ne ana bırakıyorlar, ne başkan bırakıyorlar, ne milletvekili ne bakan… Devletle dalga geçer gibi…
Para istifliyormuşuz… İçki sofralarında pazarlıklar yapıyormuşuz… Jartiyer Terör Örgütü böyle diyor.
Evet.. Para sayıyoruz… Haraç alıyoruz… Tehdit edip, şantaj yapıp, paraları istifliyoruz. Benim bindiğim araba Maserati… Bir teknem var ama eski… 100 Milyon ya eder ya etmez… Havuzlu evim ve yanındaki villalar sadece altı tane… Tanesi 50 Milyon diyorlar… Bence etmez o kadar. Dükkanlarım sadece 4 tane… Biri boş, zarar ediyorum… Diğerleri 125 bin lira aylıkla kiracı elinde. Balya balya para geliyor…
Jartiyerciler, siz bir halt bilmiyorsunuz… Bu iftiraları denediler… Hem de tekerleğine taş koyduğumuz kimler kimler… Mahkemelerde utanç içinde kaldılar. Onların yanında sizler okyanusta damla olamazsınız… O kadar küçük ve etkisizsiniz.
Bu işi belli ki genç insanlara yaptırıyorlar… Veya yaptırıyor!!! Oysa gençleri bu yola çekmek doğru değil… Onları devletle karşı karşıya getirmek, yapılabilecek en kötü şey. Şimdi farkında değiller belki… İşledikleri suçlar giderek büyüyor.
Ya yakalandıklarında? Ki; yakalanacaklar… O zaman ne olacak?
Bakın çağrı yapıyorum… Gidin Cumhuriyet Savcılığına veya kolluk kuvvetlerine, bu işe sizleri kim teşvik ettiyse anlatın. Eminim, sizlerden şikayetçi olan onlarca kişi şikayete bağlı suçlardan dilekçelerini çekebilirler! Cezanın yanında tazminatlar var!
Cezaevlerinde yüzlerce Sosyal Medya Şövalyesi yatıyor… Whatsap ve Face hesaplarınızdan yazdığınız her şey arşivleniyor. Siz silseniz ve platformu kapatsanız bile kronolojik olarak paylaştığınız her şey, yaptığınız yazışmalar bile ortaya çıkıyor. Tabii bunlar bir iki ay kadar zaman alıyor. Çünkü yurt dışında arşivleniyor.
Kısacası gelin daha fazla kuburun içine batmadan itiraf edin… Daha fazla suç işlemeyin. Çünkü artık eşeğin gözüne sabun kaçırdınız. Tekmeyi yiyeceksiniz.
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku