Nisan 17, 2026
GENELİZMİRYAŞAMYEREL

Ormanlık alanda binlerce ağaç yok ediliyor

Sabancı Holding’in iştiraki olan EnerjiSa, İzmir ile Aydın arasında kurmayı planladığı rüzgar enerji santrali (RES) projesi için doğaya müdahale etmeye başladı. Ormanlık bölgede yürütülen çalışmalar kapsamında, “en az 2 bin ağacın kesileceği” ifade ediliyor. Üstelik proje alanı, hem tarım arazisi hem de korunması gereken sit bölgeleri içinde yer alıyor.

Enerji üretimi bahanesiyle başlatılan projede, ilk etapta şalt merkezi kurulacak alana iş makineleri sevk edildi. Bu durum, çevreciler ve bölge halkı arasında endişeye neden oldu.

Mahkeme projeyi durdurmuştu ama…

EnerjiSa’nın Aydın’ın Germencik ve İzmir’in Tire ilçelerinde gerçekleştirmek istediği Dampınar RES ve Mobil Kırma Eleme Tesisi, geçmişte yerel halk ve Tire Belediyesi tarafından yargıya taşınmış ve Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından durdurulmuştu. Mahkeme, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği ÇED olumlu kararını” iptal ederek projenin çevreye olası zararlarını dikkate almıştı.

Karar gerekçelerinde; bazı türbinlerin tarım alanlarına denk geldiği, planlanan yolların incir ve zeytinliklerden geçeceği, güney sınırda verimli tarım arazilerinin bulunduğu belirtilmişti. Ayrıca, döner kanatların “başta arılar olmak üzere tozlaşma görevindeki böcekleri” olumsuz etkileyeceği, bunun da tarımsal üretimi sekteye uğratacağına dikkat çekilmişti. Mahkeme, ayrıca projede oluşacak doğal yaşam kaybına ilişkin herhangi bir telafi planı sunulmadığını da vurgulamıştı.

Ancak EnerjiSa, bu kararı temyize götürdü. Sürecin sonunda Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak “ÇED olumlu kararını hukuka uygun” buldu. Oylamada üç üye kabul, iki üye ret oyu kullandı.

Projeye hız verildi, doğa tahribatı başladı

Danıştay’ın kararı sonrasında şirket vakit kaybetmeden faaliyete geçti. Şalt merkezi kurulacak alana kamyonlar ve iş makineleri taşındı. Ağaç kesimi başladı bile. Proje dosyasında yer alan bilgilere göre, sadece türbin kurulumu ve bağlantı yolları için “en az 2 bin ağacın kesilmesi” planlanıyor.

Projede toplamda 11 rüzgar türbininin dikilmesi öngörülüyor. Bu türbinlerin yer alacağı arazi, Kapıkaya ve Kartal Devlet Ormanları’nın içinde kalıyor. Ayrıca, bu bölge 1/100 bin ölçekli çevre planında ormanlık, mera ve tarım arazisi olarak tanımlanmış. Projenin çevresi, geniş incirlik ve zeytinlik alanlarla çevrili.

Biyolojik çeşitlilik riske giriyor

Bölge sadece tarımsal üretim açısından değil, aynı zamanda ekosistem açısından da kritik bir alan. Yapılan tespitlere göre, proje sahasında 14 farklı endemik bitki türü ile birlikte “CITES” ve “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi” kapsamında koruma altında olan hayvan türleri bulunuyor.

Ayrıca, kurulacak 10 türbinin “Neşetiye Barajı’nın uzun mesafeli koruma alanı” içinde yer aldığı belirtiliyor. Bu baraj, bölgedeki yerleşimlerin içme suyu ihtiyacını karşılıyor.

Tarihi miras da tehdit altında

Projeye ilişkin dikkat çeken bir başka konu ise arkeolojik bulgular. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla alınan acele kamulaştırma kararı ile projeye hız kazandırılmıştı. Ancak yapılan incelemelerde, şalt merkezi noktasının yalnızca 110 metre ötesinde “1. ve 3. derece arkeolojik sit alanlarının” bulunduğu ortaya çıktı. Bu durum, kültürel mirasın da ciddi tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.

İlgili Haberler

Hukukun Yok Sayıldığı Bir Dönemdeyiz!

Mutlu Tuncer

Urla’nın trafik yükü “yeni yollarla” hafifletilecek

Mutlu Tuncer

1.URLA OTO SHOW 3. gününe hazırlanıyor

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası