17 belediye başkanı içerde… Kurultay mahkemelik… Ve son bomba, Atatürk’ün kurduğu partide, Atatürk’ün koltuğunda oturanlar, Atatürk’ün resmini indirdiler! Kendi elleriyle… Alın size değişim…
Dahası; Cumhurbaşkanlığı Ofisi olarak kullanılacak Parti Okulu’nda, Atatürkçü parti yetkilileri “Biz herkesi kucaklayacağız. Simgelere ihtiyacımız yok” mealinde açıklama yaptılar! Bakalım, 6 oku ne yapacaklar!!! Koruyun bari onu değiştirmesinler! Simge ya!!!
Ve işin garibi; Atatürkçülükten ceplerini dolduranlar, kendilerini “En iyi Atatürkçü” ilan edenler, yazdıkları kitapları büyük paralara pazarlayanlar şimdi sus pus!
Şimdi size bir olay hatırlatacağım…
YAŞANMAMIŞ OLAYI YAŞANMIŞ GİBİ YAŞAYIP, ÇEMKİRENLER NE OLDU?
Yıl 2016…
CHPli bir vekilin odasından Atatürk resmini indirdiği iddiaları, gündeme bomba gibi düşüyordu… İddiayı ortaya atan Milletvekili Aylin Nazlıaka idi… Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Böyle bir şey kabul edilemez” diyerek iddianın üzerine gitti, bir muhakkik (İnceleme komisyonu) kurdu… Aylin Nazlıaka, komisyona davet edildi fakat, iddiasının arkasında durup gitmedi . Aslında kasıtlı bir olay yaşanmamıştı… Ama bizim dönemin CHP mikserleri, Atatürk ticareti üzerinden isim yapmayı, ceplerini doldurmayı adet edinmiş nam-ı diğer, GARDIROP ATATÜRKÇÜLERİ, ortalığı ayağa kaldırıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef tahtasına koymuşlardı… Oysa Kılıçdaroğlu gereğini yapmıştı…
İlhan Selçuk, Gardırop Atatürkçüleri deyimini ilk kez 9 Eylül 1966 yılında bir yazısında tanımlamıştı… Onu da yad ederek tanımı size aktaralım:
“Türkiye’de hiç kimse gardırop Atatürkçüsü kadar Atatürkçülüğe zarar vermedi. Hiç kimse gardırop Atatürkçüsü kadar devrimleri kemirmedi. Hiç kimse Türkiye’nin çağdaş medeniyet seviyesine erişmek çabasını gardırop Atatürkçüsü kadar baltalayamadı…”
Tarif nasıl ama? Tam uyuyor değil mi?
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Ofisinden Atatürk’ün resmini kaldırıp, yerine İmamoğlu’nun fotoğrafını koyan zihniyetin karşısında Gardırop Atatürkçüsü gazeteciler şimdi suskun… Mesela; CHP, Atatürk, devrimler, deyince, sanki bu değerlerin tek koruyucusuymuş gibi aslan kesilen Yılmaz Özdil, kıyameti koparıp, Kılıçdaroğlu’na hitaben “Açıkla Guguk Kuşu… Atatürk’ün fotoğrafını çöpe atan CHPli kim?” diye hesap sormuştu!!” Peki şimdi? Niye sesi çıkmıyor?
Adamlar Ata’nın fotoğrafını kaldırmakla yetinmeyip bir de “Biz herkesi kucaklayacağız” açıklaması yapıyorlar… “Sembole ihtiyacımız yok” diyorlar…
“Tüh” size…
Peki Nerede Halk TV, Nerede Sözcü Gazetesi, nerede Sözcü TV, nerede bildiri yayınlayıp partiye ayar vermeye çalışan eski milletvekilleri? Nerede Atatürkçülüğü kimseye bırakmayan Sinan Meydan, nerede kendisini Türkiye’nin en güvenilir gazetecisi olarak lanse ettiren Uğur Dündar Ağabeyimiz? Nerede her gün televizyonlarda ahkam kesen, kirli sakallı yorumcular? Strateji uzmanı Erol Mütercimler, buradaki stratejiyi beğendiği için mi suskun? Mesela Atatürkçü Düşünce Derneği nerede? Nerede her konuda konuşmayı adet edinmiş olan Tanju Özcan?
Demem o ki; Atatürkçülüğü asla tartışılmaz olan Merhum İlhan Selçuk’un GARDIROP ATATÜRKÇÜLÜĞÜ’NÜ tarif ettiği satırları dönüp dönüp okuyun!
Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul EtDevamını Oku