Nisan 17, 2026
GENELİZMİR

Böyle gazetecilik olmaz olsun!

Mutlu Tuncer Yazdı

AK Parti kritik günler yaşıyor ve iktidar elemanlarının söylediğinin tam aksine sürekli olarak oy kaybediyor. Mesleğine 40 yılını vermiş bir gazeteci olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; bir iktidarın kendisine verdiği zararı hiç bir muhalefet partisi veremez! Muhalefetin başına gelenlere bakarsanız, lafı şöyle değiştirebiliriz; “Bir partinin kendisine verdiği zararı hiç bir rakibi veremez”
Konumuz, sağa sola durmadan saldıran ve çeşitli dernek, federasyon, vesaire gibi kücük paralarla yine sudan ucuza alınmış domain isimleriyle sigara parasına kurulan sitelerle büyük işler başaran şahsiyetler. Bunların en önemli işleri, iktidar partisinin başa en yakın adamlarıyla rastlaktıkça, fotoğraf çektirmek, bu fotoğrafları sitelerinde boy boy yayınlamak… Güçlerini böyle alıyorlar. Sonra da sağa sola, özellikle belediyeler, olmak üzere kurumlara “Gideceksiniz, yolsuzluk dosyalarınız var” tarzında atarlar yapmak!
Oysa gazetecilik bu değil… Tarafın olsa bile olaylara tarafsız bakabilmektir gazetecilik!

Bunlara fırsat tanımak, gazete kuruluşlarının ve iktidarların en büyük zaafıdır. Bir gazetecinin siyasi fikri, görüşü ne olursa olsun, olaylara taraflı bakması mesleki bir felakettir. Ama; gazeteci olmadığı halde kendisini “Araştırmacı gazeteci” bilmem hangi kendi kurduğu düzeneğin “Genel Başkanı” veya “Genel Yayın Yönetmeni” daha da ötesi, “Uluslararası Gazeteciler bilmem neyinin Başkanı” gibi saçma sapan sıfatlarla lanse ederken, iktidarın ileri gelenleri ile çektirdikleri fotoğrafları “Gücümüzü buradan alıyoruz” der gibi sayfa sayfa yayınlayıp, “İktidar arkamızda” imajı verenlere ve bu algıyla sağa sola saldırıp, menfaat isteyenlerin şu garip mesleğe ve iktidar partisine verdiği zararı düşünebiliyor musunuz?
Aslında zarar verdikleri sadece bizim mesleğimiz ve iktidar değil… Siyasetin de, siyasetçinin de itibarını zedeledikleri bir gerçek!
Mesela; manşetimizin konusu olan haberde araştırmacı gazeteci sıfatlı kardeşimizin düştüğü hatalar aynı böyle… Kardeşimiz Uluslararası Gazeteciler ve Televizyoncular Federasyonu Genel Başkanı… Aynı zamanda İzmir Gazeteciler Federasyonu Başkanı… Temizeller Gazetesinin sahibi… Bunca büyük sıfatın altında, gariptir, millete ayar çekmek, insanları yolsuzlukla yaftalamak gibi bir misyonu var!
Ben yıllarca İstanbul, İzmir ve Ankara’da gazetecilik yaptım… Tam 40 yıl… Türkiye’nin en büyük basın kuruluşlarında çalıştım. Ahmet Tübcel ile hiç bir görevde karşılaşmadım. Araştırmacı gazeteciliği nereden geliyor? Bilmiyorum. Ama yüklendiği büyük sıfatlarla özellikle belediyelere yaptığı ve insanları yolsuzluklarla yaftaladığı haberlere bir gazeteci olarak üzülüyorum. Mesleğimin itibarı zedelendiği için üzülüyorum…
Temizeller! İsim 90larda İtalya’daki siyasi yolsuzluklara karşı yapılan mücadeleden esinlenmiş… Güzel… Ama, haberler de esinlenseymiş keşke…
Urla için yazıyor, yazıyor, yazıyor!
Niçin yazıyor, ben bilmiyorum.
Belediye Başkanı’ndan yanıt alamadı diye, daha çok yazıyor! Niye ciddiye alınmadığını düşünüyor, daha da kızgın yazıyor “Niye susuyorsun?” diye soruyor! Seni ciddiye almadığından olabilir mi?
Hiç bir belediye başkanı, mesleğimizin itibar kaybettiği bu yıllarda bile ciddi bir gazetecinin sorduğu soruları cevapsız bırakmaz…
Neyse gelelim mesleğimize… İktidarın bu ülkeye yapabileceği en büyük iyilik; görüşü, duruşu ne olursa olsun paraya dönük yani cep doldurmaya yönelen gazetecileri bir şekilde engellemektir. Yani bir meslek kanunu çıkarmalıdır. Gazetecilik yapmak isteyenlere basın kartı mecburiyeti getirilmelidir. Basın kartı alabilmek için ise; profesyonellik kıstası aranmalıdır ki; bu kısmen yapılıyor…
Tabii; eğitim konusu da çok önemli… Sen gazeteciliği nereden öğrendin, nereden mezunsun, hangi okulları bitirdin? sorusu ne kadar önemli değil mi? Hayatında kaç kitap okudun?
Sosyal hayata katkıların ne? Kültür seviyen nedir?
Bir dolu soru geliyor aklıma…
Ama bunlarla işbirliği yapanlara sorum olmaz… Belli bir amaç için manipülasyon yaptıkları belli… Bunları tetikçi olarak kullandıkları belli. Beni üzen gazetecilerin tetikçi olarak kullanılması… Çünkü, gazeteci inanmadığı, inanmak ihtiyacı duymadığı hiç bir şeyi yazmamalı…
Ben şahsen inandığım davanın ve kişilerin arkasından giderim. Ama edeple, meslek etiklerini koruyarak… Merkezimde asla para olmaz…
İktidar bunları engellemek zorunda. Çünkü önümüzdeki günlerde bunların nasıl ahlak dışı hareket ettiklerini yazacağım. Temizeller gerçekten temiz mi?
Temizellere yapışanlar ellerini kirletmişler mi?
Yoksa, kendilerini büyük zanneden küçük siyasetçilerin dümen suyuna mı kapılmışlar, göreceğiz…
Kısacası dostlar, basın mesleğinin etik kurallarını benimsemiş son neferlerinden biri olarak sizlerle üzüntümü paylaştım…
Siyasi, taraflı karalamacı gazeteciliği sevmiyorum.

İlgili Haberler

Konak’ta kaza: Araç yan döndü

Mutlu Tuncer

Buca Metrosu’nda çalışmalar hız kesmeden devam ediyor!

Mutlu Tuncer

Ormanlık alanda binlerce ağaç yok ediliyor

Mutlu Tuncer

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası